Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Besi Suyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz su, Usare - Şamandıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzertop
- Düzenlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tertip Etmek, Düzeltmek, Tanzim Etmek, Açmak, Dizmek, Hazırlamak, Yapmak, Düzen
Vermek
- Yanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kebap
- Müessis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurucu
- Emniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asayiş, Emin Amanlık, Güven, Güvenlik, İtimat, İnanma, İnanç
- Haklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakkından Gelmek, Bozmak, Kırmak, Yenmek, Perişan Etmek
- Çala Çukur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarampol
- Mutaassıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz, Yobaz
- Bitiştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kenetlemek
- Bir Araba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fazla
- İhtiyarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlılık, Güçsüzlük, Zayıflık
- Hiddetlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfkelendirmek, Kızdırmak
- Mücevherat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süs Eşyası, Cevahir
- İndeks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizin, Gösterge, Liste
- Sıvalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıvamak
- Perde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hicap, Paravan, Zar
- Sallasırt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırtına Almak
- Baskın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dominant, Hakim, Sel
- Hayır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lütuf, İyilik, Fayda, Yarar, Sevap, İyi, Yardım; Yok, Öyle Değil, Olmaz
- Kabristan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezarlık, Gömütlük
- Astragan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karagül
- Çın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru, Gerçek
- Ülkü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vizyon, Dava, İdeal, Mefkûre, Şiar, Düşünce, Emel, Dilek
- Vuru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuruş
- Serbest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgür, Bağımsız, Pinek, Erkin, Hür, Muaf, Salman
- Muganni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarkıcı
- Kefalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kefillik, Zaminlik, Oğalık
- Alçakboylu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bodur
- Sakız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiklet, Ak Reçine
- Mecmua kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dergi
- Otantik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orijinal
- Ketum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağzı Sıkı, Sırlı, Ağzı Pek
- Özel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hususi, Mahsus, Şahsi, Zati
- Gün Ortası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğle
- O Hâlde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demek Ki
- Konsültasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kenes
- Akar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıcı, Akışkan, Sıvı
- Geli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kilo
- Kalender kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçakgönüllü, Ehlidil, Rint
- İş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Amel, Davranış, Emek, Eylem, Fiil, Hizmet, İşlem, Kâr, Konu, Maslahat, Mesai, Mesele, Meslek, Nöbet, Sorun, Teamül, Uğraş, Yürürlük
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü