Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Giyecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi, Kıyafet, Elbise, Giyim, Giyinecek, Paltar, Üst - Karizma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ergi, Etkileyicilik, Büyü
- Uğurlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçirmek, Esenlik Dilemek, Teşyi Etmek
- Gürüldemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tangırdamak
- Temin Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulmak, Elde Etmek, Sağlamak
- Hakikatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vefalı, Vefakâr
- Sü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asker
- İstihsal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Elde Etmek
- Başörtülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşarplı, Örtülü
- Mabut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapıncak, Tapı
- Katmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eklemek, Beslemek, Karıştırmak, Koymak, Salmak, Ulamak, Vermek, İlave Etmek
- Ariza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilekçe
- Tıynet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huy, Maya, Yaradılış
- Zıbarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek, Gebermek; Uyumak, Sızmak
- Tırtıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkıntı, Girinti
- Olanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmkan, İmkân, Mümkünlük, Olabilirlik
- Zavallı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçare, Âciz, Fakir, Fukara, Gariban, Garip, Miskin, Perişan, Acı Çeken, Mutsuz, Eksin
- İşkence Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zulmetmek
- Bahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkyaz, İlkbahar, Yaz, Baharat
- Barınak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev, Yurt, Barı, Melce
- Yaraşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakışmak, Gitmek, Uymak
- Çirk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kir
- Örfi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Törel
- Etkilenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteessir
- Faks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgeç, Belgegeçer
- Çalkanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşmak
- Akdem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önce
- İntihar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölünç
- Hezel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, Mizah, Şaka
- Acemce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farsça
- Mezalim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zulümler, Kıyınçlar
- Yeçim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çözüm
- Uğur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şans, İyilik Kaynağı, Meymenet, Kadem, Amaç, Gaye, Hedef, Sur, Talih, Yol, Erek; Jüpiter, Müşteri
- Üstü Kapalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirsiz
- Zevklenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlenmek, Hoşlanmak
- Uğratmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Düşürmek, Kovmak, Salmak, Savmak
- Bilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alim
- Kamus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözlük, Lügat, Büyük Sözlük
- Uyarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberdarlık, İhtar, İkaz, Tembih, Uyarma
- Daltonizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Renk Körlüğü
- Düşmanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağılık, Adavet, Husumet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü