Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Metin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı, Dimdik, Sağlam - İnanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aklı Yatma, Kanma, Emniyet, İtikat, Kanaat
- Tebellür Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek
- Ana Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cadde
- Neva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezgi, Ahenk, Nağme, Ses
- Doyurucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kandırıcı, İnandırıcı, Tatminkâr
- Kozalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koza, Şiş
- Şerefsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onursuz, Alçak
- Yontu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heykel
- Köylü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba, Kentçi, Kentli
- Söylenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlamak, Çıkışmak, Eleştirmek, Sızlanmak, Yakınmak
- Karalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazmak, Çizmek, Leke Sürmek
- Takdiriilahî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazgı
- Referandum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halk Oylaması, Halk Oyu, Kamu oylaması
- Şehitler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şüheda
- Saklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinmek
- Cemal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzellik, Gökçenlik, Yüz Güzelliği
- Sağır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ker
- Haresiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevişsiz
- Husus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş, Konu, Madde, Özellik, Yön
- Yatay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufki
- Hostes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konukçu
- Tevellüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğma, Doğum
- Küfür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sövgü, Kalay, Sövüş
- Takibat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovuşturma, İzleme
- Yakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıtmak, Bestelemek, Dağlamak, Dökmek, Kavurmak, Mahvetmek, Tutuşturmak, Vurmak, Koymak, Sürmek
- Perukar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berber
- Tebessüm Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülümsemek
- İptida kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlangıç, En Önce, İlk Önce, İlkin
- Elvermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetmek, Uymak, Uygun Görmek, Kifayet Etmek
- Yalın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sade, Alev, Basit, Bezeksiz, Çıplak, Dal, Düz, Süssüz, Burhan
- Ulus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Millet
- Ender kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nadir, Pek Az, Pek Seyrek
- Sisli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sislenmiş, Bulanık
- Deprem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket, Sarsıntı, Zelzele, Zerzele, Yer Sarsıntısı
- Enfiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burun Otu
- Eğilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyletmek, Yamulmak, Yatmak
- Aklanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beraat
- Seleksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçme
- Mücadele Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatışmak, Güreşmek, Savaşmak, Uğraşmak
- Pandül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkaç
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü