Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Filo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bit, Armada, Donanma - Yaldızlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatıcı
- Günindi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batı, Garp
- Biraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azıcık, Çok Değil, Bir Parça, Bir Balaca, Bir Kadar
- Nabız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Eğilim, Niyet
- Belirtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayin Etmek, Tebarüz Ettirmek, Tasrih Etmek, Açıklamak, Göstermek, Kaydetmek, Kesmek
- Boz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gri
- Ötümsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sert
- Tıngıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıngırdamak
- Ölçü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Çap, Değer, Ebat, İtibar, Miktar, Mikyas, Miyar, Ölçüt, Tartı, Vezin
- Anarşi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargaşa; Başsızlık, Karışıklık, Düzensizlik
- Paylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılamak, Azarlamak, Darılmak, Tanlamak
- Kara Tahta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Levha, Tahta, Yazı Tahtası
- Hür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azat, Bağımsız, Erkin, Özgür, Serazat, Serbest
- Bozkır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöl, Düz, Step
- Müteaddit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birçok
- Küsurat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Püsürler, Fazlalık
- Statüko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süregelen Durum
- Konmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalmak, Konulmak, Koyulmak, Salınmak
- Satıh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzeri, Yüz, Yüzey
- Yılankavi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolambaçlı
- Mukavim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı, Güçlü
- Şişirme Haber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurma
- Dejenerasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysuzlaşma, Yozlaşma
- Pansuman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sargı, Sarık
- Serbest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgür, Bağımsız, Pinek, Erkin, Hür, Muaf, Salman
- Ziyaret Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görmek, Uğramak
- Çayır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otlak, Mera
- Planet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezegen
- Atom Çekirdeği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekirdek
- Otantik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orijinal
- Ulaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitişiklik, Bitişikte
- Yoğaltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketmek, İstihlak Etmek
- Taşıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araç, Vasıta
- Karar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesin Yargı, Azim, Ölçülü, Hüküm, Rey, Tartı
- Hilat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaftan
- Eyalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşra, Vilayet
- Usanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezmek, Bıkmak, Kanıksamak, Yılmak
- Kazımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Temizlemek, Yok Etmek
- Mesul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorumlu
- Kısır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çorak, Yararsız, Yoz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü