Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sifilis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Frengi - Med kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzatma
- Yüzyıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asır
- Yufka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Katlama, Zayıf
- Sütun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolon, Dergi, Direk, Duraç, Destek
- Fütuhat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fetihler, Zaferler
- Belgem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlam
- Epilog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sondeyiş
- Katarsis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arınma
- Bedhah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötücül, Kötülük İsteyen, Kötü Yürekli
- Tıpçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlıkbilimci
- Hinterland kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Everek, İçbölge
- Yalpık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayvan
- Mercan Balığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mercan
- Hakikatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vefalı, Vefakâr
- Kargımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlenmek, Lanet Etmek, Lanetlemek
- Cahilane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisizce, Toyca
- Müddeiumumi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savcı
- Akça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oldukça Beyaz, Para, Nakit
- Lüpçü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedavacı
- Şar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Kent, Şehir
- Dildar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevgili
- Belli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşikâr, Muayyen, Belirli, Açık, Sade, Aleni, Malum, Ortada Olan, Bedih, Zahir, Mahsus, Maruf, Vazıh
- İsyan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayaklanmak, Başkaldırmak
- Fâni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölümlü
- İmarsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındırsız
- Tertip Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazırlamak, Sıralamak, Dizmek, Düzmek, Düzen Vermek, Düzenlemek
- Tay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denk, Eş, Eşit
- Vazgeçirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sökmek
- Diyalektik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyeleksel, Eytişim, Eytişimsel
- Martir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şehit
- Sulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşık, Vıcık Vıcık
- Diyerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diye
- Uyak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafiye
- Müsademe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpışma, Vuruşma
- Seyyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezer, Gezici, Gezgin, Portatif
- Dobra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, İyi
- Burulgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girdap
- Tohum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döl, Nesil, Sülale
- Kanıksamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışmak, Usanmak
- Yasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanun
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü