Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Nazara Almak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zamanlamak - Trampa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiş Tokuş
- Usanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezmek, Bıkmak, Kanıksamak, Yılmak
- Keleş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cesur, Çirkin, Kel, Kötü, Yiğit, Bahadır
- Yeni Baştan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeniden
- Grup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Camia, Deste, Hizip, Kol, Küme, Öbek, Saf, Set, Takım, Zümre, Ekip, Türküm, Topluluk
- Kotlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pirzola
- Temaşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyun, Seyir, Temsil, Piyes, Bakma, İzleme, Seyretme
- Terfi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükselme
- Zevzek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tatsız, Saygısız, Geveze
- Alkışçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakşakçı
- Tahattur Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatırlamak
- İzahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama
- Sütun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolon, Dergi, Direk, Duraç, Destek
- Zan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanı, Güman
- Bilaistisna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmaksızın, Ayrımsız
- Çalgı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saz, Enstrüman
- Nabekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avare, Haylaz, Serseri
- Pehlivan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güreşçi
- Vızıldanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlanmak, Yakınmak
- Yerinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyi, Münasip, Şık, Uygun, Yeterli
- Özgür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azat, Bağımsız, Hür, Muaf, Serbest, Erkin
- Dilşat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutlu, Bahtiyar
- Aydınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuzuh, Sarahat, Işık, Aydın, Berrak, Fer, Nur, Saf, Temiz, Vazıh, Ziya, Ziyalı, Gündüz
- Yetişme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelme
- Ümitlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umutlanmak
- Düldül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı At
- Öğrenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bellemek, Yetişmek
- Eğleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Eğlenmek, Kalmak, Yaşamak, İkamet Etmek, Tevakkuf Etmek
- Vikaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruma
- Mehabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heybet
- Eke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Kart, Yaşlı, Yetişkin, Bilgin, Akıllı, Tecrübeli
- Minimal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asgari
- Cehennem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamu, Tamag, Tamağ, Tamuk, Tamug
- Bedbin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötümser, Karamsar
- Yağsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Zayıf
- Ölmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçinmek, Gitmek, Göçmek, Solmak, Yürümek
- Tıpkısı Tıpkısına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıpatıp
- Kriptoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizyazıbilim
- Zerzevat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güveri, Sebze, Yeşillik
- Kılga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makine
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü