Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ezberden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezbere - Aritmetik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayıbilim, Sayı Bilimi, Hesap
- Demirhindi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasis, Pinti
- Başkaldırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asi
- Dinlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kulak Vermek, İşitmek, Söz Dinlemek, Uymak
- Anma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yâd
- Çarpmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurmak, Hızla Değmek, Başına Geçmek, Atmak, Çalmak, Çırpmak, Dövmek
- Janr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarz, Tür
- Küsur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Püsür, Fazla, Kesirler
- Kıraat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okuma
- Yeçim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çözüm
- Serilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzanmak, Yayılmak
- Yarbay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaymakam
- Dayanışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Topluluk
- Tafsilat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Detay, Ayrıntılar
- Herkes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümü, Hepsi, Hamı, Âlem, Cümle, Dünya, Kâinat, Millet
- Boyuna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzunlamasına, Durmaksızın, Aralıksız, Arasız, Ara Vermeksizin
- Kırışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürmek, Paylaşmak, Yok Etmek
- Tepe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Höyük, Yığın
- Bulutlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kararmak
- Kışkırtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fitnekârlık Etmek, Körüklemek, Tahrik Etmek
- Küçük Dil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilcek
- Zürriyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döl, Kuşak, Soy, Çocuk
- Yetiştirici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstahsil, Üretici
- Nitelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Damga, İlim, Kalite, Keyfiyet, Mahiyet, Renk, Vasıf
- Hamiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Not, Ek Cümle, Eklenti
- Esmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üfürmek
- Sinirlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asabileşmek, Kızmak, Köpürmek, Öfkelenmek, Feveran Etmek
- Suratsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Çirkin, Huysuz, Somurtkan
- Kumar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyun
- Yetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkışmak, Gitmek, İdare Etmek, Kifayet Etmek, Ulaşmak, Kafi Gelmek
- Tertipçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenci
- Ponpon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Püskül
- Sırat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol, Keçi Yolu
- Tespit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirleme, Saptama
- Ilıman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutedil
- Saymamazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygısızlık
- Edep Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılmak, Utanmak
- Tarassut Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetlemek, Gözlemek, Müşahede Etmek
- Örgen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Organ, Uzuv
- Telaşlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılanmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü