Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Okuryazar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okumuş, Bilgili, Aydın, Alim - Serüvenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maceraperest
- Bölünmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üleşmek
- Projektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıldak
- Muahharen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonradan
- Karakarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuzgun
- Şergil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haşarı, Yaramaz, Baş Belası
- Medyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâhin
- Reflektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yansıtaç, Yansıtıcı
- Yarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Silah, Sik, Çük, Pipi, Bülük
- İliştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asmak, Takmak
- Dayanışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı El Birliği, Hemreylik, Tesanüt
- Kontrol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetçi, Denetim, Muayene, Nezaret, Yoklama, Denetleme
- Çiçek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gül
- Peruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takma Saç, Suni Saç
- Bendegân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullar, Köleler
- Uşak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çocuk, Hizmetçi, Hizmetkâr, Kullukçu, Nöker, Tayfa, Erkek Hizmetçi
- Akman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temiz, Saf
- Beraberinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte
- Mutaassıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz, Yobaz
- Yeterli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâfi, Ehliyetli, Yerinde, Kifayetli, Ehil
- Namütenahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz
- Dekont kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesap Dökümü
- Telaffuz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylemek
- Kindar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kinci
- Endeks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizin, Gösterge
- Basamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Evre, Kerte, Derece, Ayak, Gömlek, Hane, Kademe, Merhale, Pilleken
- Bunalım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buhran, Kriz, Bunluk
- Saygıyla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazikâne
- Nasip Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elvermek, Kavuşmak, Ulaşmak
- Analog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzer, Eş
- Üzmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırpalamak, İncitmek, Sıkmak, Yormak
- Mızıkçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyunbozan, Şıltak, Şuluk
- İzan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünmek
- Habercilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhbar, Jurnal
- Tutamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgit, Delil, Tutunma, Dura, Sebat, Yol, Meslek, Meşrep
- Utkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muzaffer
- Diyagram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizenek
- Sonra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteakiben, Keyin, Bilahare, İleri
- Susam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süsen
- Cehil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisizlik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü