Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Gurbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurt Dışı, Yadel - Vebal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günah
- Pingpong kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Masa Topu
- Sadır Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peyda Olmak
- Diyelek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lehçe
- Dolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komple, Meşgul, Yoğun
- Derslik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınıf, Dershane
- Atıfet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağış, İhsan, Lütuf
- Gözgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayna
- Mukaddes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsal, Veli
- Bilhassa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellikle, Hele, Her Şeyden Önce, Başta, Özellikle, En Çok, Mahsus, Alelhusus, Hususiyle
- Hasret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özlem, Tahassür
- Kaşıkçıkuşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pelikan
- Mertebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Derece, Kat, Rütbe, Safha, San, Basamak, Yalım
- Rutubetlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islanmak
- Mütetebbi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırıcı
- Taksirat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kusurlar, Taksirler, Suçlar, Alın Yazısı, Günahlar
- Tahdit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahdutlaştırma, Sınırlama, Çevreleme, Buçlama, Belli Etme, Belirleme
- Tabi Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uymak
- Tevkici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nişancı
- Cebelleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraşmak, Çekişmek, Tartışmak, Münakaşa Etmek
- Müdafaa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, Savunmak, Tutmak
- Saçan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Naşir
- Belik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgü
- Zanneylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanmak
- Yeçmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çözmek
- Cerrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekici, Dilenci
- Soy Sop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döl
- Kovan Otu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melisa, Oğul Otu
- Ahek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Badana
- Cife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenç, Leş
- Ateşlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak
- Etkileyicilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karizma
- Beter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Berbat, Daha Kötü, Çok kötü
- Tasarruf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artırmak, Tutmak
- Güleç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güler Yüzlü, Mütebessim
- Gür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bol, Verimli, Feyyaz
- Yırtılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak
- İntişar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağılmak
- Yukaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semer
- Muallime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretmen (Bayan), Bilimci
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü