Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Esrimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaşyolmak; Vecde Gelmek; Mest Olmak, Sarhoş Olmak - İflas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batma, Batkı, Fiyasko
- Yüksek Sosyete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cemiyet
- Aldırmaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lâkayt, Kayıtsız, Rahat
- Gaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Erek, Hedef, Maksat, Meram, Murat, Uğur, Yol, Ergi
- Uyruklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyruktan Olan
- Kasmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısaltmak
- Gayrimenkul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emlak
- Boz Renk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gri
- İşveli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dişi
- Göz Kamaştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkemli, Muhteşem, Parlak
- Cilt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deri, Kap, Ten
- Aylandız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kokar Ağaç
- Yıldırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedhiş
- Multimedya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokluortam
- Keman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yay
- Primat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maymun
- Götürge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asansör
- Kederli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılı, Acıklı, Tasalı
- Muhtaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksul, Fakir, Gereksinimli, Eksikli
- Peklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnç, Kabız, İnkıbaz
- Halas Olma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İflah
- Sertleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılaşmak, Kurumak
- Diyerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diye
- Bedhah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötücül, Kötülük İsteyen, Kötü Yürekli
- Anzarot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rakı
- Değersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adi, Bayağı, Önemsiz, Soysuz, Cılız, Derme Çatma, Döküntü, Hakir, Hasis, Havai, Hor, İçi Boş, Kepaze, Küçük, Müptezel, Vıcık Vıcık
- Lenk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksak, Mıymıntı
- Hoppa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafif, Havai, Delişmen, Serbest, Koket
- Merdiven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basıncak, Pilleken, Ağıncak
- Denaet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçaklık
- Gıda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besin
- Bir Tomar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fazla
- Sahne Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görmek
- Kayyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vasi
- Lama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deve
- Müterakki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İleri, İlerici
- Uzaklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazlanmak
- Bok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışkı, Tezek, Kaka, Sıçmık, Güç Durum, Hor Görülen, Tiksinilen
- Seyretme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temaşa
- Servet Sahibi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varlıklı, Zengin
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü