Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Lama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deve - Vapur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gemi
- Çer Çöp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döküntü, Süprüntü, Zir Zibil
- Eciş Bücüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpık Çurpuk, Eğri Büğrü
- Tebrik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutlamak
- Medet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmdat, Yardım
- Faraziye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varsayım, Hipotez
- Kayırıcılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İltimasçılık
- İlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildiriş, Duyuru, Bilit
- Esen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıhhatli, Sağlam, Güçlü, İyi, Selamet, Sağlıklı, Salim
- İhracatçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış satımcılık
- Pansuman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sargı, Sarık
- Sistemli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenli, Dizgeli
- Mazbut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenli, Derli Toplu, Ahlaklı, Düzgün, Yazılmış
- Dersiz Topsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmakarışık
- Taraça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seki, Teras, Açık Dam, Set
- Tepkime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teamül
- Kavramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Sıkıca Tutmak, Derk Etmek, Görmek, İhata Etmek, Okumak, Tutmak
- Gübür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöp, Süprüntü
- İlbiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salyangoz, Sümüklü Böcek
- İzzetinefis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onur, Öz Saygı
- Sıkaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mandal
- Devinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket Etmek, Kımıldanmak
- Vezinli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçülü
- Durum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pozisyon, Boyut, Gidiş, Hal, Hâl, Hatır, Hava, Hesap, Kalıp, Keyfiyet, Konum, Manzara, Mevki, Tavır, Vaziyet, Yağday, Yer, Davranış, Halütavır
- Gaf Yapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pot Kırmak
- Bildiri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebliğ, Tebligat, Beyanname, Beyanat
- Yoğrulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yamulmak
- Söve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çerçeve
- Yetenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabiliyet, Beceri, İstidat, Kapasite, Kudret
- Kıyık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çuvaldız
- Kuşatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek, İhata Etmek, Kaplamak, Kucaklamak, Muhasara Etmek, Sarmak
- Pişek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pişkin
- Araba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otomobil, Taşıt, Vasıta, Kölük
- Utarit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merkür, Arzıtilek
- Morto kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölü
- Cevdet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyilik, Saflık, Kusursuzluk
- Gidişat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Davranış, Tutum
- Aşinalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanışıklık
- Acılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli, Yanık, Zehirli
- Boğuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabalamak, Uğraşmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü