Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Epilog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sondeyiş - Demir Rengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gri
- Bakmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terk Etmek
- Telef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulma, Harap Olma, Yok Etme, Yitirme
- Aşırtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırmak
- Felsefe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce Bilim, Hikmet
- Dilmaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirici, Çevirmen, Tercüman
- Gocuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kürk
- Göre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diye, İçin, Nazaran, Uygun Olarak, Uyarınca, Gereğince, Tevfikan, Bakılırsa, Sorulursa, Fikrince, Bağıntılı
- Bidar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyanık
- Cebir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuvvet, Zor, Baskı, Zorlama, Zorlayış; Matematik, Denklem Bilimi
- Muhtıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anımsatma, Uyarma, Uyarı Yazısı, Andıç
- Ballıdarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncir
- Azade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serbest, Özgür, Erkin, Başıboş, Bağımsız
- Satıh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzeri, Yüz, Yüzey
- Mahrukat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakıt
- Feraset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış, Kavrayış, Sezgi, Zekâ
- Ambar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depo, Kiler
- Şans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baht, Güman, İhtimal, Kısmet, Talih, Uğur, Yıldız, Felek
- Şapadanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın
- Dillendirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntak
- Mübarek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutlu, Kutsal, Verimli, Bereketli, Uğurlu, Hayırlı
- Cihaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alet, Aygıt, Çeyiz, Takım
- Ağrımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burulmak, Tutmak
- Uçuçböceği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğurböceği
- Huraç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıban
- Göçürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakil
- İkamet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmak
- Bozdurtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozdurmak
- İtfa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödemek
- Yapılageliş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teamül
- Kalıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşık, Harabe, İşaret, İz, Tortu, Bakiye, Yıkıntı, Enkaz
- Çarpışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşmak, Vuruşmak
- İzinli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezun
- Umursamaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsemez, Lakayıt
- Şikeste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınık, Kederli, Kırgın, Kırık
- Alık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşkın, Düşüncesiz, Beceriksiz, Akılsız, Aptal, Bön, Budala, Sersem
- Berrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duru, Aydınlık, Açık, Temiz, Dupduru, Şeffaf
- Cürmümeşhut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçüstü
- Teolojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinsel, Dinbilimsel
- Yoksun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahrum, Muhtaç
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü