Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Entari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi, Kadın Paltarı - Hak Yolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğruluk
- Boylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batmak, Çıkmak, Düşmek, Yükselmek
- Söz Gelimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesela, Meselen, Söz Gelişi
- Şakul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekül
- Bük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönemeç
- Nene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anne, Babaanne, Büyükanne, Nine
- Kalpak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Külah, Papak
- İmha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok Etme, Kökünü Kesme, Ortadan Kaldırma
- İlbiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salyangoz, Sümüklü Böcek
- Yancık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cep, Kese, Cüzdan
- Teftiş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetlemek
- Mazmunsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kof
- Tezahür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirme, Belirti, Görünme, Gözükme
- Kitapsaray kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kütüphane
- Silah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pusat, Yarak, Etken Araç, Savut
- Sürtüşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşmazlık
- Aziz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ermiş, Eren, Sevgili, Sayılan, Kutsal, Değerli, Gözde, Şirin
- Tahsisat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödenek, Karşılık, Ayrıltı
- Dermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derlemek, Toplamak, Teker Teker Toplamak, Devşirmek
- Gür Gür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürül Gürül
- Yaygı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pala, Sergi
- Yadırgatıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuhaf
- Saflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Safiyet
- Engelleyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıcı
- Seyretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak, Eğlenmek, Görmek, İzlemek
- Tepreşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nüksetmek
- İl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı El, Ülke, Vilayet, Yurt, Şehir, Valilik
- Âdet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelenek, Töre, Görenek, Alışkı
- Çarpık Çurpuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğri Büğrü
- Muhakeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargılama, İrdeleme, Kıyaslama, Uslamlama
- Kökten Sürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu
- Katileşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinleşme, Kesinleşmek
- Beklenen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhtemel
- Dilber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Alımlı
- Nefes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soluk
- Kursak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz
- Havan Topu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havan
- Semt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölge, Yöre, Cihet, Taraf, Veçhe, Yaka, Yan, Yön
- Nezaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetme, Gözaltı, Bakanlık, Kontrol, Murakabe, Bakma, Görü, Manzara
- Ferdiyetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bireyci
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü