Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Emirname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyrultu - Külliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Çokluk
- İsyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kozgalan, Baş Kaldırma, Ayaklanma; Boyun Eğmeme, Uymama, İtaat Etmeme
- Matuf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönelik
- Belgelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaya Çıkarmak, Tevsik Etmek
- Pazarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesim
- Bilinçaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şuuraltı, Tahteşşuur
- Paltar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elbise, Giyecek, Giysi
- Kaplan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pars, Pelenk
- Vakit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zaman, Çağ, Aralık, Saat, Adar, Devir
- Malûl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sökel, Engelli, Sakat, Şikest
- Merhum Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Ahacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşte
- Maskaralık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soytarılık
- Yaklaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağı Yukarı, Ortalama, Tahminen, Takribî
- Ne İçin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neden
- Takunya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nalın
- Girev Götürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haczetmek
- Vurgunculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Spekülasyon
- Sav Söz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Slogan
- Pupa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıç
- İptidai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkel, İlkokul
- Dönem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağ, Devir, Devre, Fasıl, Yarıyıl, Zaman
- Kanunlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçim
- Yüklenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşımak, Üstlenmek, Yıkılmak, Zorlamak
- Yüzer Top kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şamandıra
- Lütufkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibar
- Tabiiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık, Milliyet, Tebaalık, Uyruk, Vatandaşlık, Bağımlılık
- Muhteva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç, İçerik, Mazmun, Kapsam, Öz
- Görmemiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görgüsüz
- Müşteki Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınmak
- Muharrer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazılı
- İrin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cerahat
- Gidişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaşınmak
- Kambur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkıntı, Dert, Sıkıntı
- Ekstranet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış Ağ
- Muaflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışıklık
- Ağrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Istırap, Acı, Sızı, Dert
- Bilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alim
- Teceddüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenilik
- Yakalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Belirlemek, Paketlemek, Tutmak, Derdest Etmek, Durdurmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü