Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ekspansiyonist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılımcı - Kodifikasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenleme
- Kekeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kekeme
- İzan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünmek
- Kazamat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi
- Kumkuma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çömlek
- Kanalizasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atık Arkı, Lağım, Şebeke
- Buyurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emretmek, Almak, Demek, Etmek, Geçmek, Gelmek, Girmek, Gitmek, Söylemek
- Zırt Fırt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırt Pırt
- Yayılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksetmek, Büyümek, Çıkmak, Çökmek, Otlamak, Sirayet Etmek, Sıvışmak, Sızmak, Yansımak, Yaygınlaşmak
- Murdarilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Omurilik
- Özdekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maddeci
- Şeriat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İslam Hukuku
- Doğma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevlit
- Ayıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kusur, Eksiklik, Leke, Damga, Utanç Verici, Noksan, Uygunsuz, Kötü, Şaibe
- Nezretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adamak
- Kalımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baki, Kalıcı, Ölümsüz, Zevalsiz
- Üçkâğıtçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcılık
- Mülazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teğmen
- Tapalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıkaçlı
- Batık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mağruk, Gamze
- Dil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anahtar, Gönül, Lisan, Yürek
- Engelsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık
- Başlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girişmek, Harekete Geçmek, Muameleye Koymak, Almak, Atılmak, Doğmak, Gelmek, Girmek, Kalkmak, Koyulmak, Olmak, Oluşmak, Tutmak
- Daimî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemişelik, Sürekli, Temelli
- Samanyolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehkeşan
- Müzakere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşme, Konuşma, Mütalaa, Danışma
- El Kantarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kantar
- El Alışkanlığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maharet
- Tarife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanıtmalık
- Patlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yırtık
- Yakıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurmak, Yormak, Münasip Görmek
- Daru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlaç
- Dayanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaslanmak, Abanmak, Çullanmak, Çekmek, Dinmek, Durmak, Gelmek, Gitmek, Götürmek, Güvenmek, Hazmetmek, Sabretmek, Ulaşmak, Varmak, Yetişmek, İstinat Etmek, İptina Etmek, Mukavemet Etmek, Tahammül Etmek
- Gömmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bastırmak, Batırmak, Defnetmek
- Tonbalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orkinos
- Orun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makam, Mesnet, Mevki, Mansıp
- Saçula kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kip
- Baskın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dominant, Hakim, Sel
- Sarhoş Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olmak
- Temeyyüz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivrilmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü