Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mahzurlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakıncalı - Taş Yürekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımasız
- Muayenehane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mualecehane
- Onalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şifa Bulmak
- İlkbahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nevbahar, Köklem, Bahar, Yaz, İlkyaz
- Çeltek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uşak, Yardımcı
- Efkârsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasasız
- Çekme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmece
- Geriz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lağım
- Gurur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benlik, Büyüklük, Övünme, Çalım, Onur, Kibir, Kasıntı, Kurum, Loka, Tekebbür, Şeref
- Muşmula kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döngel, Beşbıyık
- Mülteci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığınmacı, Sığınık, Sığınan
- Dirim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayat, Yaşam; Yaşama Gücü
- Çelimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıf, Güçsüz, Cüssesiz, Kuru, Sıska
- Sümkürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fınkırmak
- Tığ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biz, Kılıç
- Söylence kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efsane, Mit
- Darlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daralmak
- Keçi Yolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patika
- Gün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağ, Devir, Gündüz, Güneş, Sıra, Tarih, Zaman
- Fütur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezginlik, Usanç, Umutsuzluk
- İhtiyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karı, Koca, Moruk, Pir, Seçme, Yaşlı, Kocamış, Erkinlik, Özerklik
- Deneyim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tecrübe
- Tıksırıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatsız
- Kilo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kilogram, Geli
- Canan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevgili
- Gıcıklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huylanmak, Kuşkulanmak
- Çakılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabit
- İşaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İz, Alamet, Bel, Belirti, Damga, Delalet, En, Eser, Gösterge, İm, Koku, Nişan, Anlamlı İz
- Ayrıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatal
- Nacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Balta
- El kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahali, Aşiret, Baskı, Defa, Etki, Halk, İl, Kez, Memleket, Mülkiyet, Pençe, Ülke, Yabancı, Yönetim, Yurt, Ecnebi, El Âlem
- İnfilak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patlama, Bösme
- İnceltmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Törpülemek
- Tırtıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkıntı, Girinti
- Mabude kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevgili, Tanrıça
- Çelişik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütenakız
- Gözetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korunmak, Bakmak, Beklemek, Himaye Etmek, Kayırmak, Kollamak, Korumak, Kovmak, Sakınmak, Özen Göstermek, Himaye Etmek, Müterakkip Olmak
- Huzurevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erinçevi, Kocalar Evi
- Kifayetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterli
- Köşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tun, Bucak, Çene, İbik, Künç, Zaviye, Kuytu, Tenha, Ücra, Korner
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü