Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Edilgen Fiil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edilgen - Dörtlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıta
- Yıkım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı, Felaket
- Omuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiğin, Dal
- Avantür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Macera, Serüven
- Vasati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortalama, Orta
- Katileşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinleşme, Kesinleşmek
- Örgütleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşkil
- Atlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurtulmak, Aldatmak, Ekmek, Paketlemek, Savmak, Savsaklamak, Savuşturmak
- Egzotik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yabancıl
- Veznin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Ağırbaşlı, Ciddi, Ilımlı, Oturaklı, Vakur
- Göçermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirmek, Devretmek, Göçürmek
- Oturaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Ağır, Gösterişli, Sabit, Sağlam, Veznin
- Anmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatırlamak, Zikretmek
- Havadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayı, Torpil, Velinimet, Havası Bol, Yeleken, Yeles
- Geri Çekilme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ricat
- Hiçlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yokluk
- Hercümerç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışıklık, Kargaşa
- Alıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazırlamak
- Yadigâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Andıç, Anı, Armağan, Hatıra, Andaç
- Gezmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyran Etmek, Dolaşmak, Başvurmak, Bulunmak, Dolanmak, Gitmek, Görmek, Yürümek
- Tezvirat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böhtan, İftira
- Birikim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneyim
- Merih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakıt, Mars
- Reçine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salgı Özdeği, Akındırık, Ağaç Sakızı
- Aşk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevi, Sevda, Amor
- Zaminlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kefalet
- Küplü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayyaş
- Tarafgir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlı
- Onarım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamirat, Tamir, Restore Etme
- Kazamat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi
- Diyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Grev, Perhiz, Rejim
- Sabık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçen, Eski, Evvelki, Kabakki, Önceki
- Tip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşit, Sima, Sistem, Tür, Örnek, İlgi Çekici, Değişik
- Haberdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberli, Muttali
- Eğmeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavis
- Ölmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçinmek, Gitmek, Göçmek, Solmak, Yürümek
- Kalem Erbabı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazar
- Ufacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Minicik, Küçücük
- Kıtal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaş; Boğazlaşma, Vuruşma
- Vekillik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmanlık, Bakanlık, Vekâlet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü