Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Haberdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberli, Muttali - Miralay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Albay
- Vehimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntulu
- Neşter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bisturi
- Rehberlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılavuzluk
- Yerleştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İskân, Düzen
- Azadelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgürlük
- Ağrı Sızı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancı
- Muvaffakiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başarı
- Meblağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutar
- Beygir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı At
- İlköğretim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlköğrenim, İptidai Tahsil
- Abone kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürdürümcü
- Resim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fotoğraf, Bediz, Levha, Suret, Tasvir, Tören
- İntikal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Gelmek, Kavramak
- Kapüşon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık
- Patika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keçiyolu, Çığır
- Dil Yarası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırgınlık; Gönül Yarası
- Dispanser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakımevi, Sağlık Evi
- Bünye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruluş, Yapı
- İstop Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak
- Ravi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rivayet Eden, Söyleyen, Anlatan
- Tahrik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürtmek, Kışkırtmak, Körüklemek
- Kesimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maktu, Mukannen
- İsnat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayandırmak
- Kollamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetmek, Gözlemek, Himaye Etmek, Korumak
- Evet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beli, Efendim, Oldu, Olur, Peki, Tamam, Ya
- Menfaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkar, Kâr, Yarar, Ası
- Sekreter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazman
- Palyatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkisiz, Geçici, Örel
- Dikit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Stalagmit
- Ceninisakıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşük
- Sihir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyü, Efsun
- Manda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Camış, Su Sığırı
- Tartı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karar, Oran, Ölçü, Vezin, Çeki, Ağırlık
- İstişare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Danışma, Maslahat, Müşavere
- Tımarhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delihane
- Klon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kopya
- Sakınım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyat, Tedbir
- Duraksamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duraklamak, Tereddüt Etmek
- Biçim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekil, Form, Tarz, Eşkâl, Hat, Kalıp, Merkez, Minval, Suret
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü