Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Omuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiğin, Dal - İzzetinefis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onur, Öz Saygı
- Mesnet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Dayanak, İstinat, Makam, Mevki, Orun
- Tutulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutulmuş, Mevkuf
- Kısa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesik
- İlkbahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nevbahar, Köklem, Bahar, Yaz, İlkyaz
- Bağfiil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulaç
- Camekan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sergen, Vitrin, Camlık , Göstermelik, Gözlük
- Müdahale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışma, Araya Girme, El Atma, El Katma, El Sokma
- Güvenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak, İnanmak, İtibar Etmek, İtimat Etmek
- Nesebî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysal
- Dizgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Tertip, Nizam
- Sarraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuyumcu
- Fazlalaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğalma
- Tuluatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğaçlamacı
- Antidot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Panzehir
- Genişlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vüsat, Yayıklık, En-Boy Karşıtı Olarak, Arz, Boyut, Refah
- Buhran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bunalım, Kriz, Bunluk
- Seyelan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akma, Akıntı
- Söz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, Güfte, Kelam, Kelime, Laf, Lafız, Lakırdı, Lakırtı, Lügat, Nazire, Nutuk, Söylenti, Sözcük
- Larva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurtçuk
- Saltanat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sultanlık, Kağanlık, Bolluk, Şatafatlılık, Varsıllık
- Koyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derin, Katı, Tok, Yoğun
- Çıldırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delirmek, Kulumak
- Olgunlaşmamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök, Olmamış, Tor
- Katlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katmer, Yufka
- Gösterişsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basit, Mütevazı, Sade, Ünsüz, Yalın
- Başkonsolos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükelçi
- Suçüstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cürmümeşhut
- Denizköpüğü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lüle Taşı
- Beslemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doyurmak, Yetiştirmek, Bakmak, Desteklemek, Eklemek, Katmak
- Tematik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzdemsel
- Nevazil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezle, İngin, Duma
- Kemer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayış, Kuşak
- Dahletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- İmalatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üretimci
- Aklavcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avukat
- Lahza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı An, Göz Kırpımı
- Tedarik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulma, Sağlama, Edinme
- Vasiyetname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vasiyet
- Kazanç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkar, Ekmek, Hak, Hasılat, Kâr, Para, Yarar, Temettü
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü