Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Gereklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcap, Lüzum - Ezcümle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısaca, Başlıca, Belli Başlı Olarak, Esas Olarak; Örnek Olarak
- Sürüm Değeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rayiç
- Yanılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hata Etmek, Kusur Etmek, Aldanmak, Atlamak, Sürçmek, Hataya Düşmek
- Gizli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünmez, Mestur, Nihan, Yaşırın, İllegal, Kapalı, Mahrem, Örtülü, Saklı, Zımni
- Son Had kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Limit
- Mükedder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli, Üzgün
- Kontak Lens kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lens
- Boşluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksiklik, Kofluk, Feza, Oyuk, Ara, Göz, Kesinti
- Mütekasil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üşengeç
- Kürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havyar
- Kontör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşumluk
- Balıketinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolgun
- Ezberden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezbere
- Okyanus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umman, Talay
- Büyültmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abartmak
- Aktüalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güncellik, Aktüellik
- Hoş Bulduk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoş Gördük
- Münekkit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirmen, Tenkitçi
- Fark Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Ayırmak, Değişmek, Duymak, Görmek, Seçmek, Sezmek
- Ecir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevap, Ücret
- Terane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezgi, Makam, Nağme
- Atıfet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağış, İhsan, Lütuf
- Neşesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzgün, Durgun
- Bilhassa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellikle, Hele, Her Şeyden Önce, Başta, Özellikle, En Çok, Mahsus, Alelhusus, Hususiyle
- Yalvarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakarmak
- Kalp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygu, Gönül, Hatır, His, Sadır, Sahte, Sevgi, Tembel, Yürek
- Yaslamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayamak, Dayak Olmak, Söykemek
- Kıyaslamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılaştırmak, Mukayese Etmek, Oranlamak, Salıştırmak
- Görmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fark Etmek, Almak, Anlamak, Bakmak, Çıkmak, Değerlendirmek, Gezmek, İzlemek, Karşılaşmak, Kavramak, Rastlaşmak, Seçmek, Seyretmek, Sezmek, Vermek, Yaşamak
- Hımbıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Miskin, Budala, Tembel, Uyuşuk
- Bağboğan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küsküt
- Gidiş Yolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzergâh
- Sayrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasta
- Pir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlı, İyice, İhtiyar, Koca, Adamakıllı,
- Cüruf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışık
- Havadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Değersiz
- Ekşi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygunsuz
- Küçüksemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstisgar Etmek
- Mukabele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılık
- Kement kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Urgan
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü