Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Nevmit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz - Çala Çukur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarampol
- Faydasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nafile, Yararsız
- Altüst Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkılmak
- Yolcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçici
- Para Cüzdanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarık
- Üstelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depreşmek, Direnmek, Katılmak, Zorlamak, Bekinmek, Israr Etmek
- Akbaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyar
- Bey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efendi, Eş, Koca, Komutan
- Mükellefiyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükümlü
- Seyrek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralıklı, Nadir, Nadiren, Ara Sıra, Kimi Zaman
- Meyyal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğilgen, Eğilim, Eğilmiş, Meyilli
- Tümsekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışbükey, Kabarık
- Saçıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döküntü
- Etraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Civar, Çevre, Muhit, Ortalık, Yöre, Yanlar, Taraflar, Dolay, Yakınlar
- Bayak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demin
- Çürüme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tefessüh
- Arap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zenci
- Fuar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Panayır
- Sınırlandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınırlamak
- Bacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayak, Kıç, Oğlan
- Tolun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı (Ay) Bedir
- Falanca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Falan
- Lekelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirletmek, Suçlamak, Kötülemek
- İçtimaiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamu
- Evinsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Kof
- Kuşatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek, İhata Etmek, Kaplamak, Kucaklamak, Muhasara Etmek, Sarmak
- Burnu Havada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibirli
- Panoramik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümgörüsel
- Lisan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dil, Zeban
- Uçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek, Cennet, Kalkmak
- İbibik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çavuşkuşu, Hüthüt
- Müddetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreli
- Vakarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Onurlu
- Yaşlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyümek, Eskimek, İhtiyarlamak, Kocamak
- Çip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yonga
- Avukat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aklavcı
- Macun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mala
- Donsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serseri, Yoksul
- Ufo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçan Teğre
- Kulübe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatanak, Köşk
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü