Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Denetim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kontrol, Teftiş - Bacarıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vukuf
- Fişek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurşun
- Belli Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayin Etmek
- Caba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılıksız, Bedava, Bundan İlave, Üstelik
- Mukteza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekli
- Üniversite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darülfünun, Birdem, Fakülteler Birliği
- Şartlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şerait
- İncelemeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezbere
- Yatkın Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaraşmak
- Darağacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sehpa, İdam Sehpası
- Baston kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asa, Değnek, Kötek
- Lakırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dedikodu, Ivır Zıvır, Laf, Söz
- Dershane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derslik, Oditoryum, Sınıf
- Küçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sokak
- Akut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İleri
- Sentez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşim
- Haleldar Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Sarsılmak
- Kirşan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pudra
- Bedbin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötümser, Karamsar
- Vergici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahsildar
- Güvenerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstinaden
- Duş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Dökünme
- Tevekkeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşuna, Nedensiz, Boş Yere, Amaçsız
- Toplanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecmu, Toplu
- Memnun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşnut, Mutlu, Kıvançlı, Kıvanmış
- Körlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Frengi
- Parlamenter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milletvekili
- Teçhizat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donatım, Donanım
- Sarıerik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayısı
- Heyelan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçük, Uçkun, Toprak Kayması, Kayşa
- Delilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cinnet
- Çoğalma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nema, Ziyade
- Fihrist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizin, İçindekiler, Katalog
- Kazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafriyat, Hâk
- Ofis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büro, Daire, Yazıhane, İşyeri
- Tanılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanımak, Teşhis Etmek
- Erkânıharbiyeiumumiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genelkurmay
- Yerme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hiciv, Kınama, Gıybet
- Nüfuzlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözü Geçen, Kuvvetli
- Sırtık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pişkin
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü