Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Denetim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kontrol, Teftiş - Eğin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Beden, Endam, Vücut, Sırt, Boy Bos
- Yüzüstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzükoyun
- Nicel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kemi
- Tabir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlatım, Deyim, İfade, Yorma, Yorum
- Aç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksul, Fakir, Parasız, Haris, Hevesli, Dilenci, Karnıboş, Kâsıp, Muhtaç, Sefil, Yalanaç, Yurtsuz
- Hercümerç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışıklık, Kargaşa
- Ömürlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müebbet
- Şehircilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kentçilik
- Yerküre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeryuvar, Dünya
- Savaşım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücadele
- Göstermelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Numunelik, Numune, Örnek, Mostralık
- Kanepe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Divan
- Cevdet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyilik, Saflık, Kusursuzluk
- Cevaben kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanıt Olarak, Yanıtça
- Enselemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakalamak, Tutmak
- Gülümseyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütebessim
- Çalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Aşırmak, Atmak, Benzemek, Biçmek, Çarpmak, Çelmek, Çırpmak, Götürmek, Kaldırmak, Oğurlamak, Süpürmek, Temizlemek, Tırtıklamak, Vurmak
- Cenup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güney
- Fiskos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pıçapıç
- Müstebit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorba
- Kanun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasa
- Potpuri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmaca
- Parasal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mali
- Berhava kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Yararsız
- Şahıs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birey, Kişi, Zat, Zevat, Kimse
- Sav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atasözü, Dava, Haber, İddia, Söz, Tez, Önerme, Müddea
- Bir Hayli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Epey, Hayli
- Ürkün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korku, Panik
- Orostopolluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalavere, Dolap
- Sürümü Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek
- Lüzumlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerek, Gerekli, Lazım
- Tıpa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıkaç
- Yapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fail
- Spot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşin
- Redakte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzelti
- Hışımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızgın, Sinirli
- Uylaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak, Uzlaşmak
- Müşavir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Danışman
- İrca Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek
- Harabelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enkaz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü