Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Enselemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakalamak, Tutmak - Bakır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mes
- Nice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaç, Çok, Birçok, Nasıl
- Müziklendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslemek
- Sepilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygulamak
- Çevirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeviri Yapmak, Döndürmek, İdare Etmek, İhata Etmek, Kuşatmak, Muhasaraya Almak, Sarmak, Tercüme Etmek, Vermek, Yönetmek
- Batmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batık
- Konservatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutaç, Tutucu
- Piyes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyun, Temaşa
- Fert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birey
- Jandarma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkgöz, Zaptiye, Korucu, Kolluk
- Feylesof kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filozof, Düşünür
- Gazel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceren
- Çareli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umarlı
- Dımdızlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çırılçıplak, Cascavlak; Bomboş, Eli Boş
- Tercüme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirme, Çeviri
- Kıraç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çorak
- Hemreylik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanışma
- Abajurlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalpaklı, Siperli
- Çivilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mıhlamak, Öldürmek, Vurmak
- Göğerti Satan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manav
- Cam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçki, Kadeh, Pencere, Şişe, Sırça
- Heyecan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinyali Alarm
- Yakınma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikâyet
- Rehin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutu
- Bütünlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamlanmak
- Mukavelename kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözleşme
- Genç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jön, Civan, Körpe, Taze, Yaş, Dinç, Toy
- Köklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayarlamak
- Prodüktivite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üretkenlik, Verimlilik
- Burulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrımak, Dönmek, Gücenmek
- Naaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceset, Cenaze
- Beleş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılıksız, Bedava, Ücretsiz, Karşılıksız Olarak, Emeksiz, Parasız, Havayi, Müft, Müfte, Pulsuz
- Entipüften kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurma, Derme Çatma, Çerden Çöpten
- Taarruz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hücum, Saldırı, Saldırma, Sataşma
- Çılgın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deli, Mecnun, Aşırı, Kuluduk, Olağanüstü, Zırdeli
- Mukavemetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı, Güçlü
- Mânia kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engel
- Dallı Budaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapraşık
- Tutarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sara
- Poligon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokgen, Atış Alanı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü