Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Samut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suskun - Islah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltme, İyileştirme, Yeğleme
- Yollamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göndermek, Atmak, Çekmek, Çıkarmak, Sunmak
- Bedii kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğenilen Estetik
- Katiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinlik
- Eleştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rey Vermek, Tenkit Etmek
- Yüze Gülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılışmak
- İzmihlal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökme
- Avadanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demirbaş
- Perişanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karanlık
- Endişe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygı, Üzüntü, Tasa, Bulut, Düşünce, Korku, Kuşku
- Parça Pürçük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az
- Sömestre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarıyıl
- Seyretme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temaşa
- Savan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü, Geçici, Devamsız, Muvakkat, Değersiz
- Pandomima kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mim
- Ünalga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diktafon
- Su Sığırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manda
- Tavla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nerttahta
- Yıldıramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıldamak
- Şahsi İş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dosya
- Şeytanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hile, Kurnazlık
- İrdelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tetkik, Araştırmak, Tetkik Ve Tetebbu Etmek, Mütalaa Etmek
- Nısfınnehar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğlen
- Taraftar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yandaş, Yanlı
- Yabanketeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeytansaçı
- Tepkili Uçak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jet
- Paye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Derece, Rütbe, Orun
- Çapul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soygunculuk, Yağma, Talan
- Tohum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döl, Nesil, Sülale
- Fark Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Ayırmak, Değişmek, Duymak, Görmek, Seçmek, Sezmek
- Agâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilir, Bilgili, Haberli
- İncitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıtmak, Batmak, Delmek, Kırmak, Rencide Etmek, Üzmek, Yaralamak
- Revnak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlaklık, Göz Alıcılık
- Pinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cimri, Eli Sıkı, Hasis
- Teleolojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ereksel, Erekbilimsel
- Doğrulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaylamak, Teyit Etmek, Tasdik Etmek, Ayarlamak, Desteklemek
- Çarık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çene
- Hapaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avuç
- Kâmilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büsbütün, Toptan, Hep Birden
- Vahamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlık, Korkulacak Durum
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü