Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mensup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üye - Sürümü Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek
- Kusmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşaltmak, Reddetmek
- Manifesto kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildiri, Bildirge
- Yazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ova, Düz Yer, Ova, Kır, Alfabe, Yazma İşi, Makale, Yazgı, Hat, Mektup, Kader
- Kıvırcık Marul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırcık
- Harem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Karı
- Mevlüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğum
- İltimas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka Çıkma, Kayırma, Ayrıcalık Tanıma, Himayecilik, Kohumbazlık
- Yurtluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Malikane
- Artı Uç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anot, Pozitif Elektrot
- Vukufsuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisizlik
- Yumuşaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Letafet, Müsamaha
- Dönüşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevrilmek, Dönmek, Girmek, Tahavvül Etmek
- Ekolojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevresel, Çevrebilimsel
- Bozmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakatlamak, Kırmak, Kötüleştirmek, Bozukluk Yapmak, Ufak Hâle Getirmek, Feshetmek, Hasat Toplamak, Becermek, Bırakmak, Bozdurmak, Haklamak, Yenmek, Yıkmak
- Telepatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzduyumsal
- Korna Çalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinyal Vermek
- Görülen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanıdık
- Yan Yana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte
- Husumet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasımlık, Adavet, Düşmanlık
- Yargı Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahkeme
- Bilinmeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Meçhul, Muamma, Yabancı, Yeni
- Devralmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teslim Almak
- Antikite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkçağ
- Cevahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevher, Elmas, Mücevher
- Bilet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girimlik
- Nebze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az, Bir Parça, Pek Az
- Altın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerli, Kızıl, Zer
- Rozbif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilet
- Emirname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyrultu
- Palamarcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yomacı
- Yardım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muavenet, Katkı, Destek, Etki, Bağış, İane, Kömek, Himmet, Lütuf, Medet, Muzaheret
- Ondüle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırcık, Kıvrık, Dalgalı, Kıvrılmış (Saç)
- Çörek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekmek, Kurs, Hamur İşi, Yiyecek
- Derdest Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paketlemek, Yakalamak
- Güvence Akçesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depozit, Depozito
- İhtiyacı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksinmek
- Bağımsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstakil, Tek Başına, Azat, Hür, Özgür, Özerk, Mutlak
- Çağrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davet, Arama (Telefon), Çağırış
- Turkuaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Firuze
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü