Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mensup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üye - Dayanak Noktası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanak
- Ağababa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dede, Ata
- Tamu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehennem
- Sermaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapital, Konu, Servet, Varlık, Anamal, Başmal, Anapara
- Durağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabit, Yerli, Hareketsiz
- Hademe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görevli, Odacı
- Müellif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazar, Eser Sahibi
- Alışılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutat, Olağan
- Kudretten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaradılıştan
- Gücendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncitmek, Yaralamak, Kırmak
- Çıkkınlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabarmak, Şişmek
- Seferberlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş Birliği
- Muvakkati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Geçici, Muvakkat, Muvakkaten
- Menus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışık
- Sarkıntılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşma, Tecavüz
- Elem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrı, Acı, Üzüntü, Dert, Keder
- Gayrimuntazam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağınık, Gelişigüzel
- Abstraksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyutlama
- İdadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lise
- Martir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şehit
- Angıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanat
- Sulh Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzlaşmak
- Kesmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Azaltmak, Biçmek, Bölmek, Dayandırmak, Doğramak, Durdurmak, Gidermek, Kararlaştırmak, Kırpmak, Kötülemek, Parçalamak, Susmak, Yontmak
- Kocabaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhtar
- Objektivite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nesnellik
- Düğümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlamak
- Hasebiyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolayısıyla, Ötürü, Den Ötürü
- Beis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınca, Engel, Uygunsuzluk, Kötülük, Zarar
- Çaresizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umarsızlık
- Sakin Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmak
- Mermi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülle, Kurşun
- Saz Şairi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ozan
- Hezeyan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçmalamak
- Medyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâhin
- Matbu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basılı
- Radikalizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köktencilik
- Olay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hadise, Hikâye, Vaka, Vakıa
- April kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nisan
- Yitirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaybetmek, Kaybolmak
- Anemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kansızlık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü