Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cidar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duvar, Köstek, Zar, Çeper - Buzulkuşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diuca Speculifera
- Takviye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berkitmek, Desteklemek
- Değerlendirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yorum
- Çember kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döngü, Manka, Çevre, Daire
- Mihriban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Babacan, Sevecen
- Tecelli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilve, Kader, Belirme, Görünme
- Sibernetik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güdümbilim
- Demir Yolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tren Yolu, Ray
- Müşahede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözlem
- Tulum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişman, Tombul, Tüp
- Kesimevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezbaha
- Lütfeylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lütfetmek
- Münhal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık, Boş
- Gelin Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evlenmek
- Yasamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşride Bulunmak
- Yetenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabiliyet, Beceri, İstidat, Kapasite, Kudret
- Saz Şairi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ozan
- Dolaylı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilvasıta
- Yapıştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapışkan
- Uydurma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzme, Asılsız, Blöf, Derme Çatma, Sahte, Uyduruk, Uydurulmuş, Yalan
- Boza Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmak
- Metamortizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkalaşma
- İtikat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanç, İman, İnanma, İnan
- Arz Derecesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enlem
- Parlamenter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milletvekili
- Utanmaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arsız, Kepaze, Pişkin, Yüzsüz, Sıkılmaz
- Debdebeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkemli, Gösterişli
- Nokta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamlamak, Konu, Yuv, Çekit, Bekçi, Benek, Derece, Gözcü, Nöbetçi, Puan, Radde, Sınır, Yer, Durak
- Gururlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övünmek, Kibirlenmek, Caka Satmak, Kasıntılanmak, Büyüklenmek, Kabarmak, Şişmek
- Tarhana Çorbası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarhana
- Ayrıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstisna
- Katnav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyrüsefer, Trafik
- Sıklet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlık, Yük, Sıkıntı
- Har kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızgın, Sıcak, Yakıcı
- Asbest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaya Lifi, Taş Pamuğu
- Hovarda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avratbaz, Çapkın, Savurgan
- Tahliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşaltma, Salıverme, Serbest Bırakma
- İnfaz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygulamak
- Atıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nişancı, Yalancı, Palavracı
- Yanıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevap, Karşılık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü