Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bozum Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmak - Havali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Dolayı, Bölge, Yöre
- Mudil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmaşık
- İnşaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapı İşleri, Dikinti, Yapı
- Lağvolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırılmak
- Madde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cisim, Unsur, Özdek, Öğe, Husus, Öz, Şey, Nesne
- Boylam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meridyen, Tul, Uzunluk Dairesi
- Parçalanmamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün
- Sarkık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkmış, Sölpük
- Hukuki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüzel
- Uzaklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazlanmak
- Adım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girişim, Hamle, Etap, Aşama
- Münhat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engin
- Arıza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozukluk, Aksaklık, Aksama, Çaparız, Engebe, Kusur
- Tanışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanış Olmak
- Uçuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pervaz
- Mızırdanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızıldanmak
- Yâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevgili, Dost, Tanıdık, Yardımcı
- Hakketmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazmak
- Müfret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek, Bireysel, Teklik
- Bölümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıralamak, Sıraya Koymak, Sınıflamak, Tasnif Etmek
- Issızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vahşet
- Muhtariyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özerklik, Otonomi
- Teklifsizce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önerisizce, Laubali
- Saltık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salt, Mutlak; Azat, Hür
- Ravi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rivayet Eden, Söyleyen, Anlatan
- Hükmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakem Kararıyla
- Arter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atardamar, Trafiği Çok Yoğun Olan Yol
- Organ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılgan, Aza, Uzuv
- Seyrüsefer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidişgeliş, Katnav, Trafik
- Sarılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benimsemek, Girişmek, Kucaklamak, Yapışmak, Dolamak, Ele Almak
- Yergi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hiciv, Taşlama, Hicviye
- İcareye Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kiralamak
- Can kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşama, Ruh, Birey, Emanet, Gönül, Güç, Hayat, Kişi, Sevimli
- İhtiyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karı, Koca, Moruk, Pir, Seçme, Yaşlı, Kocamış, Erkinlik, Özerklik
- İrca Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek
- Önlem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlaç, Çare, Tedbir, Tılsım
- Mücre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahfaza
- Hanende kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okuyucu, Şarkıcı
- Namlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünlü
- Genelleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamim
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü