Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Arter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atardamar, Trafiği Çok Yoğun Olan Yol - Çıplak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyunuk, Üryan, Örtüsüz, Cıbıl, Açık, Dal, İskelet, Kuru, Sivil, Yalın
- Dış İşleri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haricî İşler, Hariciye
- Nazire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılık, Söz
- Enam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halk
- Deli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çılgın, Divane, Kaçık, Kuluduk, Mecnun, Düşkün, Coşkun, Azgın
- Hilkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıtrat, Yaradılış
- Parkur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarış Yolu
- Havadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayı, Torpil, Velinimet, Havası Bol, Yeleken, Yeles
- Tıynet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huy, Maya, Yaradılış
- Delifişek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delişmen Ve Atak, Hoppa
- Kavun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemiş
- Alınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncinmek, Gücenmek, Darılmak, İçerlemek, Kırılmak
- Mutsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedbaht, Zavallı
- And kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemin, Ant, Ahit, Söz Verme
- Yanıltmaca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mugalata
- Yoldan Çıkartma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğfal
- İsteme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rıza
- Halas Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurtarmak
- Revak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstü Örtülü; Kemer Iltı, Sundurma, Saçak Altı
- İçbükey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Obruk, Konkav, Mukaar
- Minnetdarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şükran
- Uğraşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emek, Müsademe, Savaş
- Tarh Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak
- Nahoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tatsız, Sevimsiz, Çirkin, Kötü, Hoş Olmayan, Kötü, Hoşa Gitmeyen
- Bezen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezek, Süs
- Sarkaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kevgir, Rakkas, Pandül
- Hamel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koç
- Ulak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberci
- Belgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiar, Alamet, Nişan
- Düzlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan, Düz
- Asalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parazit, Tufeyli, Abacı, Ekti, Otlakçı
- Gönül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, Can, Dil, Hatır, İçeri, İstek, Kalp, Karın, Sine, Yürek
- Bengi Su kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abıhayat
- Hırs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açgözlülük, Tamah, Ateş, Harislik, Hınç, Öfke, Soğumsuzluk, Aşırı Tutku, Kızgınlık
- Hafifsemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsememek, Küçümsemek, Mühimsememek, Yeğnisemek
- Zükâm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezle
- Lekelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirletmek, Suçlamak, Kötülemek
- Külot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Don
- Muhabere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberleşme, İletişim, Salıklaşma
- Belleten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilim Dergisi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü