Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Birinci S�n�f ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Eşya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pırtı, Nesne, Gereç, Kayıt, Yük
- Boduç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bardak
- Variyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varlık
- Yatılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Leyli
- Derebeyi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorba
- Hafifsemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsememek, Küçümsemek, Mühimsememek, Yeğnisemek
- Çekemezlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haset, Zıddiyet
- Presleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıştırma
- Kırağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jale
- Geçenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık, Koridor
- Seyran Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezinmek, Gezmek
- Sersemlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sangılık
- Giderilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak
- Maşrık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğu
- Linet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İshal
- Zerer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınca
- Safra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öd
- Öpücük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öpme, Öpüş, Buse
- Kullanılır Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaramak, Yerleşmek
- Ötekisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkası, Diğeri
- Meşrep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huy, Karakter, Mizaç, Yaradılış
- Veçhe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semt, Taraf, Yön
- Rutubetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nemli
- Seyyare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezegen
- Asal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esas, Başlıca, Ana, Temel, Esasi
- Nazar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakış, Göz, Göz Değme
- Bezemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donatmak, Tezyin Etmek, Süslemek
- Zabit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Subay
- Bulanık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donuk, Puslu, Dumanlı
- Yaşamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Duymak, Geçinmek, Geçmek, Görmek, Hissetmek, Kalmak, Oturmak, Hayatta Olmak, Sürdürmek, Eğleşmek, Keyif Sürmek, Ömür Sürmek
- Kalantor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişi Seven, Varlıklı
- Talip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstekli, İsteyen, İstemci
- Gevşemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşalmak, Hoşlanmak, Sakinleşmek, Sevmek, Tavsamak, Yatışmak, Yumuşamak
- Geçindirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak
- Kolektif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaklaşa; Ortaklık
- Elçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sefaret
- Gedik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmtiyaz, Kertik, Yara, Büyük Çentik, Rahne, Çatlak, Aralık, Kusur, Bırakı
- Zırıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırlamak
- Müstacel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İvedi, Acele
- Nahiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölge, Bucak, Kamun
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü