Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ben kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hal - Filolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilbilimci
- Tevkif Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak, Tutuklamak
- Kapüşon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık
- Sınır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizgi, Had, Hat, Hudut, Limit, Nokta, Serhat, Son, Uç
- Aza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Organ, Uzuv, Üye
- Meyyit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölü
- Abidik Gubidik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abuk Sabuk
- Eğlek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Han, Konak
- Gangster kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haydut
- Mülakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşme, Musahabe, Söyleşi, Buluşma, Kavuşma, Konuşma
- Sücut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Secdeye Varma, Yükünme
- Olta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Hile, Karmak, Oyun, Yem
- Ma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ve
- Gülümseyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütebessim
- Efendi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terbiyeli, Ağırbaşlı, Kibar, Saygılı, Bey, Koca, Nazik, Çelebi, Sözü Ve Kılığı Yerinde, Saygıdeğer, İnce
- Şom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğursuz
- Sulanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Koyuvermek, Cıvıtmak
- Maldar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celep
- Şakacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nüktedan
- Narahatlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşku
- Gösteri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beceri, Oyun; Nümayiş; Tezahürat
- Yağmalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garet Etmek, Talan Etmek
- Muzipleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takılganlaşmak
- Caduger kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cadı
- Doğramaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cacık
- Yaralanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gücenmek, İncinmek, Kırılmak
- Halk Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaratmak
- Sahiplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyelik, El, Mülkiyet
- Hâkimiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Egemenlik, Hüküm
- Kilitlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapamak, Kenetlemek, Kıfıllamak
- Kuvvetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demir, Güçlü, Keskin, Saygın, Üstelik, Üstün
- Eşelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırmak, Deşelemek, Eşinmek, Kurcalamak
- Yetik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgun, Yetişmiş
- Garaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Hedef, Kin, Maksat, Düşmanlık, Garez, Öcük
- Tentene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dantelâ, Dantel
- Sıvındırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temyi Etmek
- Bibliyografi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynakça
- Mahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becerikli, Sanatkâr, Usta, Uzman, Yırtıcı, Eli Uz
- İşten Kaçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaytarmak
- Daralmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılmak, Sıkılaşmak, Bunalmak, Azalmak, Küçülmek, Zayıflamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü