Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ba�kanl�k ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Tutarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rabıta, Uygunluk
- Sımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Kırmak, Yenmek
- Carlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haykırmak
- Müşahede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözlem
- Zarar Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunmak, Kötülük Etmek
- Gökçe Yazın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edebiyat, Yazın
- Kerrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpım Tablosu
- Reddetme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İade
- Damarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Huysuz
- Yalın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sade, Alev, Basit, Bezeksiz, Çıplak, Dal, Düz, Süssüz, Burhan
- Tırabzan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhaccer
- Sahaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski Kitapçı, Betikçi
- Müneccim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıldızbilimci, Gökbilimci, Bilici, Falcı
- İçi Boş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz, Kof
- Hırs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açgözlülük, Tamah, Ateş, Harislik, Hınç, Öfke, Soğumsuzluk, Aşırı Tutku, Kızgınlık
- İnkılâpçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönüşümcü, Devrimci
- Mâni Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoymak, Engellemek, Önlemek
- Havalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibirli, Havadar
- Bağlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İttifak Etmek
- Güzgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayna
- Hüzünlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzgün, Üzücü, Üzüntülü, Hazin
- Postacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulakçı
- Sihirbazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyücülük
- Cezaevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dam, Delik, Hapis, Hapishane, Kazamat, Mahpushane
- Gözlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Beklemek, Gözetlemek, İncelemek, İzlemek, Kollamak, Korumak, Müşahede Etmek, Tarassut Etmek, İntizar Etmek
- Mütehavvil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişken
- Umar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çare
- Karışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzensiz, Bozuk, Bulaşık, Çapraşık, Dağınık, Girift, Jülide, Karanlık, Karma, Katışık, Kompleks, Melez, Muğlak, Pis
- Lens kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mercek
- Çizinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıyrık
- Talaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalga, Kasırga
- İtibarsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz, Kalleş, Kaypak
- Gündüz Gösterimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matine
- Saksı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Kafa
- Nezdinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanında, Katında
- Murahhas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delege, Salgıt
- Başa Düşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak
- Tekmil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitirme, Bütün, Tamamlama, Tüm, Bitmiş, Tümleme, Eksiksiz
- Gerçek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakiki, Asıl, Başlıca, Ciddi, Doğru, Doğruluk, Hak, Hakikat, Sadık, Sahici, Tam, Temel, Vaki, Sahiden
- Boysuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıknaz, Bodur, Bacaksız, Bastıbacak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü