Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Reddetme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İade - Kitabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazıt
- Gurk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuluçka, Erkek Hindi
- Bankiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz Buzulu, Buzla, Aysfilt
- Mıhça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üvendire
- Humbara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumbara
- Tecrübe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneme, Deney, Deneyim, Sınama, Görgü
- Lep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dudak, Kenar
- Darülfünun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üniversite
- Rütbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Derece, Mertebe, Mevki, Paye, Sıra
- Biaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aman Vermez, Gaddar, Zalim
- Tiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Keskin (Ses)
- Mafsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğum, Eklem, Oynak
- İshal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürgün, İç Sürme, Ötürük, Amel
- Computer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisayar
- Kişioğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan, İnsanoğlu
- Aktöre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahlak
- Sukut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşme
- İleri Gelen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşraf
- Gözetme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himaye, Nezaret
- Sargın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten, Yürekten
- Açmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Beğenmek, Boşaltmak, Çözmek, Fethetmek, Yapmak, Yarmak, Yazmak
- Payizde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzün
- Peşkeş Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşkeş Etmek
- Matem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yas
- Nahiv kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz Dizimi
- Ayırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölme, Şerh, Tahsis
- Budalalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmaklık
- Karar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesin Yargı, Azim, Ölçülü, Hüküm, Rey, Tartı
- Dayanacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durak
- Kavis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yay, Eğmeç
- Şeker Hastalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeker
- Hıyanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hainlik, İhanet, Suistimal, Vefasızlık, Aldatma, Kötücülük
- Tümbek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümsek
- Kara Elmas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karbonado, Maden Kömürü
- Âdet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelenek, Töre, Görenek, Alışkı
- Göçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçebe
- Üstün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faik, Kudretli, Kuvvetli, Seçkin, Üst Gelen, Yenen, Kazanan, Daha Elverişli
- Plaçkacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapulcu
- Yüzden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstten, Sathi
- Ağababa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dede, Ata
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü