Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
B�lme ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Amil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etken, Etmen, Sebep, Faktör
- Topalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kümelenmek
- Vatan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurt, Sıla, Memleket
- Rimelli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastıklı
- Divanelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delilik
- İlkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evvela, Önce, Başta
- Tavizcilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödüncülük
- Yasaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadağan Etmek, Menetmek
- Münasebet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Gerekçe, İlişik, İlişki, Neden, Sebep, Temas, Vesile, Bağıntı, İlgi, Yakınlık, Uygunluk
- Imızganmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuklamak
- Çizi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizgi, Davranış, Tutum
- Sefaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükelçilik, Elçilik
- Zikredilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezkûr
- Cuşuhuruş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşkunluk
- Selamat Kalın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Allah?a Ismarladık
- Yoldaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Dost, Eş, Yaren
- Kalıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orak
- Taahhütlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alındılı, Bağıtlı
- Urgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kement, Halat
- Evvelden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden, Evvelce, Önceden
- İyi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoş, Sağlıklı, Aşırı, Uğurlu, Hayırlı, Âlâ, Bol, Çok, Düzgün, Esen, Güzel, Hayır, Uygun, Yakşı, Yerinde
- Mahzurlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakıncalı
- Enjeksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğne
- İnkıta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinti
- Garabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elginlik, Tuhaflık, Yabansılık, Gariplik
- Aranjör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenlemeci
- Vehimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntusuz
- Tapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlanmak, Bulmak
- Lüzumlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerek, Gerekli, Lazım
- Korunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınmak, Sığınmak
- Sabah Vakti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabahleyin
- Anjin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farenjit
- Eciş Bücüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpık Çurpuk, Eğri Büğrü
- Kıraathane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahve
- Sınamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denemek, Tecrübe Etmek, Muayene Etmek, İmtihan Etmek
- Sâika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebep, Yıldırım
- Sütun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolon, Dergi, Direk, Duraç, Destek
- Akça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oldukça Beyaz, Para, Nakit
- Güleç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güler Yüzlü, Mütebessim
- Tiksinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nefret Etme, İğrenme, İkrah, Nefret, Tiksinti
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü