Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Akabinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkasından, Hemen Arkadan, Ardından, Hemen Ardından, Hemen Arkasından - Ram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyun, Eğen
- Memba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynak, Pınar
- Tecziye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezalandırmak
- Tedhiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıldırma, Terör, Yıldın
- Yağlı İp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darağacı
- Koşuşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşmak
- Öte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, O Taraf, Üst
- Tutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrımak, Alıkoymak, Avlamak, Bağlamak, Başlamak, Beğenmek, Benimsemek, Bürümek, Girişmek, İzlemek, Kalmak, Kaplamak, Kapmak, Kavramak, Kullanmak, Müdafaa Etmek, Saklamak, Sarmak, Saymak, Sunmak, Taraftar Olmak, Tutuklamak, Uğramak, Ulaşmak, Varmak, Yakalamak, Yapışmak, Yapmak, Yenmek, Yönelmek, Zapt Etmek
- Lakap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takma Ad, Müstear
- Yapılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mamul
- Öğretim Yardımcısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okutman
- Otomatikman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kendiliğinden
- Kuzudişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süt Dişi, Peynir Dişi
- Ölüm Cezası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdam
- Ağıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hale, Ayla, Saya
- Meneviş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hare
- Ahretlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besleme, Besleme Kız, Beslek, Evlatlık
- Avratağız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılıbık
- Şaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taaccüp
- Ergen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekâr
- Bitkinleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tükenmek
- Göğerti Satan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manav
- Pilleken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basamak
- İştirak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılmak
- Müsekkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatıştırıcı
- Taarruz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hücum, Saldırı, Saldırma, Sataşma
- Dahletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Müktesep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanılmış, Edinik, Edinilmiş
- Senelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıllık
- Dâhili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç
- Geçişli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesirli, Nesneli, Müteaddi
- Kazamat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi
- Bulanıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesafet
- Hesap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aritmetik, Durum, Tahmin, Tutum, Oranlama, Tasınlama, Tasavvur
- Beis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınca, Engel, Uygunsuzluk, Kötülük, Zarar
- Edibane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazik
- Muhasara Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşatmak
- Dermansızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüzlük, Zafiyet
- Garipsemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yadırgamak
- İmaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayır Evi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü