Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Arda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ardıl - Kız Kardeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bacı, Simil, Şvester, Hemşire
- Yaradılış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mizaç, Fıtrat, Damar, Hasiyet, Hilkat, Huy, Seciye, Tabiat, Tıynet, Cibilliyet
- Serinkanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğukkanlı
- İdealist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ülkücü
- Haşmetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkemli
- Safdil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saf
- Mücerret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekâr, Soyut, Evlenmemiş, Yalnız, Ancak
- Çağrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davet, Arama (Telefon), Çağırış
- Heykel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuk, Yontu
- Müdebbir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedbirli
- Öksemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstemek, Özlemek
- Münhat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engin
- Şallak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak
- Ruhsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cansız, Güçsüz, Miskin
- Göçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçebe
- Hindistan Cevizi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hint Kozu
- Kalensöve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüksük
- Taslak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kroki, Şema, Müsvedde, Karikatür, Eskiz
- Lakırtı Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak
- Danışıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvazaa
- Kırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melez
- Muhakeme Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünmek, Yargılamak
- Vesika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belge, Senet
- Nizam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Dizgi, Yol, Çekidüzen, Kural, Sıra, Tüzük
- Edip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazar, Edepli, Terbiyeli, Çelebi
- Güre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekingen, Dinç, Korkak, Kuvvetli, Ürkek, Erke, Enerji, Yabani
- Başkomutan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkumandan, Serdar, Başbuğ
- Yatır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evliya, Türbe, Dede
- Tebriye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aklamak
- Hakendaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faraş
- Karmakarış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmakarışık
- Acılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylamak, Sançmak, Zehirlemek
- Hapishane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Hapis, İçeri, Kafes, Mahpus, Tekke, Tutukevi, Dam
- Ön Ad kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıfat
- Ses Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seslenmek
- Katilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinlik
- Sayışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takas
- Zanneylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanmak
- Gösteri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beceri, Oyun; Nümayiş; Tezahürat
- Tantana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkem, Gösteriş, Parıltı, Tezahürat, Tören
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü