Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bostan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahçe - Serseri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avare, Aylak, Başıboş, Kuşkulu, Hayta
- Aygın Baygın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkin, Vurgun
- Merhume kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahmetli
- Ayırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölme, Şerh, Tahsis
- Lazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçişsiz, Gerek, Gerekli, Lüzumlu
- Lanetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melun
- Fars kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güldürü
- Zihniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış, Kafa, Düşünme Yolu, Düşünce Biçimi
- Mahdudiyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münhasır
- Belet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildik
- Cılız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıska, Eneze, Nahif, Çelimsiz, Basit, Değersiz, Güçsüz, Zayıf, Cansız, Gelişmemiş
- Laflamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak, Sohbet Etmek
- Gaile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Dert, Üzüntü, Kaygı, Keder, Yük
- Nazlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazik
- Distribütör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağıtıcı, Dağıtaç
- Empati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygudaşlık, Özdeşlik, Diğerkâm
- Halihazır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şimdiki Durum, Bugünkü Durum
- Muhteris kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırslı
- Gelme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçmen
- Rejisör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetmen
- İştirak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılım, Katılma, Ortaklaşma, Paydaşlık
- Ulama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlama, Ek, İlave, Katkı
- İsabetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun, Yerinde
- Yaşlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyar, Karı, Koca, Pinpon, (Göz) Sulanmış
- Olduğu Gibi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aynen, Harfiyen
- Harp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenk, Savaş, Muharebe
- Yataklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerevet, Karyola
- Işılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıldamak, Parlamak
- Ceren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceylan
- Faraza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutalım Ki, Sayalım Ki, Diyelim Ki, Varsayalım Ki, Söz Gelişi, Ola Ki, Farz Edelim Ki
- Hariflemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bunamak
- Nükteci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nüktedan
- Bâtın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç, İç Yüz, İç Öz, Gizli, Görünmeyen
- Kazandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vermek
- Zevküsefa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlence
- Prostat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kestanecik
- Vadeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreli
- Onamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tensip Etmek, Tasvip Etmek
- Tema kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana Duygu, İzdem, Düşünce, Görüş, Ana Konu
- Hop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayan
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü