Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Aysberg kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buzdağı - Portatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşınabilir, Gezer, Gezici, Seyyar
- Malûl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sökel, Engelli, Sakat, Şikest
- Buluşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılaşmak, Kavuşmak
- Rutubet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nem, Teril, Yaşlık
- Nadinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haşarı, Haylaz
- Şekil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Tarz, Tutum, Yol, Taslak
- Konglomera kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığışım
- Endoderm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçderi
- Sağ Selamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salimen
- Tedhiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıldırma, Terör, Yıldın
- Gereç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Malzeme, Materyal
- Kırnak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cariye, Çevik, Güzel, Titiz, Halayık, Oynak, Çevik, Cilveli, Boylu Boslu
- Sevinçlilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ferah
- Ulusallık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milliyet
- Sahtekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hileci, Düzmeci
- Kronik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreğen
- Kot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rakım
- Dayatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Empoze Etmek
- Erketeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözcü
- Üzmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırpalamak, İncitmek, Sıkmak, Yormak
- Şimşek Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök Taşı
- İrsaliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönderi
- Şekvacı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınmak
- Terakki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlerleme, Kalkınma, Gelişme, Yükselme
- Garantilenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinleşme
- Kişioğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan, İnsanoğlu
- İtila Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yücelmek, Yükselmek
- Telemetre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklıkölçer
- Yüngül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafif, Üstünkörü
- Nimbus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara Bulut
- Taravetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körpe, Taze
- Söyleniş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Telaffuz
- Meyil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğim, Akıntı, Özlem, Eğilim, Temayül, İlgi, Eğiklik, Sevme, İstek
- Fukaralık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksulluk, Güçsüzlük
- Karakış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zemheri
- Bılkımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Erimek, Yumuşamak
- Hünkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Padişah
- Dokunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ellemek, Batmak, Değinmek, Değmek, Dürtmek, Etkilemek, İlişmek, İlmek, Karıştırmak, Koymak, Sataşmak, Temas Etmek, Vurmak, Zarar Vermek
- Savak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Salak
- Başına Buyruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsız, Özgür
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü