Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sorak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber - Oşinografi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denizbilim
- Ötme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terennüm
- Salgın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşıcı, İstila, Müstevli
- Dejenere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysuz, Yoz, Bozulmuş
- Ceman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi Birden, Toplu Olarak
- Alındı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makbuz
- Damarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Huysuz
- Dernek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cemiyet, Kuruluş, Kurul, Deri, Düğün, Toplantı
- Dengeleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvazene
- Apriori kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önsel
- Sözdizimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sentaks
- Zorunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecburiyet, Zorunluluk
- Yakışık Almak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerinde Olmak, Uygun Düşmek
- Akşam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gece
- Metazori kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla
- Dörtlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıta
- Halayık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın Köle, Cariye
- Yaltakçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaltak
- Et Kafalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Enayi, Kaba
- İnzibati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdari
- Sentaks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözdizimi
- Dalgalandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savurmak
- Daima kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli, Devamlı, Her Zaman, Hemişe, Hep, Vızır Vızır, Her Vakit, Sürekli Olarak
- Mecburen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorunlulukla
- Nine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Babaanne, Büyük Anne, Büyükanne, Ebe, Nene
- Işınım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Radyasyon
- Kaydetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylemek, Yazmak, Yazımlamak, Saptamak, Almak, Karşılamak, Not Etmek
- Daru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlaç
- Step kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozkır
- Halkiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Folklor, Halk Bilimi
- Yallah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haydi, Yürü, Git
- Doldurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek, Kaplamak
- Fasıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Devre, Dönem, Kısım, Koğ
- Konsantrasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğunlaşma, Derinleşme
- Medlul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlam
- Sövme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalay, Küfür
- Çalgılı Çağanaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşeli
- Endeks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizin, Gösterge
- Kibarlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncelmek
- Kırınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü