Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temel, Esas, Anne, Valide, Mader, Aba, Nene, Kaynak, Çıkış Yeri, Kök, Asıl, Velinimet - Yabanasması kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akasma
- Maarif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitim, Öğrenim
- İçin İçin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli Gizli, Yavaş Yavaş, Açığa Vurmayarak
- Çağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vakit, Yaş, Devir, Dönem, Asır, Bölüm, Devran, Gün, Zaman, Kurun
- Fena kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Zararlı, Tehlikeli, Yaman, Çok, Pis, Şer
- Anlayışlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeki, Müdrik, Ferasetli, Ayık
- Alınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncinmek, Gücenmek, Darılmak, İçerlemek, Kırılmak
- Endoderm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçderi
- Potansiyel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizil, Gizil Güç
- Edep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adap, İncelik, Terbiye, Erdem
- Şifahen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağızdan, Sözle
- Vestiyer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Askılık
- Şarkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irlama, Teganni, Melodi, Ezgi
- Efsunculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üfürükçülük
- Münteha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son
- Humma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıtma, Ateşli Hastalık, Ateş, Göyük
- Miğfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık, Tolga, Tuğulga
- Eklenti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksesuar
- Hasta Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak, Vurmak
- Trajik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feci
- Piştov kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabanca
- Koordinasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşgüdüm, Alakalandırılma, Alakalandırma
- Ayıbalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fok
Doğrusu Ayı Balığı şeklinde yazılır.
- Kahır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzüntü, Sıkıntı, Dert, Yok Etme, Ezme, Perişan Etme, Mahvetme
- Pusmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinmek, Saklanmak
- Mikyas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Ebat, Ölçek, Ölçü
- Zorunlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecburi, Çaresiz, Mecbur, Zaruri
- Öndün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avans
- Uslu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıllı, Edepli, İtaatli, Paşa, Söze Bakan, Tek, Yüzüyola, Zeki
- Dinamometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç Ölçer
- Takma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Müstear, Suni
- Diktatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurgan, Zorba, Tiran
- Telef Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahvetmek
- Akse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kriz
- Sadakatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadık
- Entegre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümleşik, Bütünleşik
- Vezin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçü, Tartı
- Koridor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık, Dehliz, Gezinti, Beçenek, Dar Geçit, Geçenek
- Sponsorluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Destekçilik
- Röfle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gölge
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü