Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Trajik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feci - Saldırış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atak, Hamle
- Soğurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emmek
- Işıltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıltı
- Kan Basıncı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tansiyon
- Hasta Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak, Vurmak
- Mükellefiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükümlülük
- Kabin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölme
- Editör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basıcı, Yayımcı, Naşir
- Mahlul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harç
- Değil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok
- Yöneltmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek, Vermek
- Ulaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksetmek, Bulmak, Çatmak, Dayamak, Dayanmak, Değmek, Elde Etmek, Erişmek, Gelmek, Girmek, Gitmek, Göndermek, İnmek, Kavuşmak, Mazhar Olmak, Tutmak, Uzanmak, Varmak, Vasıl Olmak, Yansımak, Yetişmek, Yetmek
- Gücük Ay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şubat
- Ön Ad kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıfat
- Reşit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ergin, Yetişkin
- Partner kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Ortak
- Yüz Sathı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz Ölçümü
- Merbut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlı, İlişik
- Saptırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Spekülasyon
- Çaşıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ajan, Casus
- Kuşpalazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Difteri
- Gülle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumbara, Kurşun, Mermi, Top Mermisi
- Tetebbu Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak
- Lakayıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoyrat, İhmalkâr, Vurdum Duymaz
- Römork kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gemi Çeken
- Nazara Çattırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurgulamak
- Bigünah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günahsız
- Haricî İşler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış İşleri, Hariciye
- Ahbaplık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hukuk, Hususiyet, Ünsiyet
- Tefeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Selemci, Faizci
- İhmalci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savsak, İhmalkâr
- Rastoluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diletlik
- Üstelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bile, Caba, Fark, Güçlü, Kuvvetli, Sağlam
- Miktar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doz, Nicelik, Ölçü, Rakam, Oran
- Sentaks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözdizimi
- İcraiye Komitesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belediye
- Öküzgözü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arnika
- Yoldaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Dost, Eş, Yaren
- Acılama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylama, Sançma, Zehirleme
- Nesebî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysal
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü