Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�rticalen ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Mühürlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damgalı
- Vazo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiçeklik
- Mutabık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birge, Uygun, Yekdil, Uyumlu, Özdeş, Uyuşmuş, Uygun Olan
- Ekstrem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı, Uç, En Uç, En Son; Aşırı, Müfrit
- Kasılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruluş
- Çilekeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mazlum
- Kibirlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekebbür
- Bağlam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağ, Bent, Demet, Deste, Kelep
- Korumacılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himayecilik
- Taşlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katı
- Server kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunucu
- Tamlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümleme, Tamamlama
- Yarılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patlamak
- Sürpriz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklenmedik, Şaşırtı
- Şarkiyatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğubilimci
- İhanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hainlik, Hıyanet, Kötücülük, Sadakatsizlik
- Pilaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmak, Aptal
- Süblime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksülümen
- Pülverizatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Püskürgeç
- Hepsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hep, Tüm
- Münekkit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirmen, Tenkitçi
- İhtilal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrim, Kargaşa, Ayaklanma, Köklü Değişim
- Boylu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Endamlı, Uzun Boylu, Boylu Boslu
- Uygun Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağdaşmak, Sığmak, Yakışmak, Yaklaşmak
- Hasbelkader kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastlantı Sonucu Olarak, Tesadüfen
- Hikâye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öykü, Kıssa, Olay
- Safra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öd
- Muazzam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koskoca, Görkemli, Güçlü, Önemli, Koca
- Keder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Istırap, Izdırap, Acı, Bulut, Dert, Elem, Gaile, Hüzün, Kasvet, Sıkıntı, Tasa, Üzüntü, Zehir
- Dönek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahpe, Kancık, Kaypak
- Primitif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkel
- Ketmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapa
- Nankör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyilik Bilmez
- Vazifesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görevsiz
- Şebnem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiy
- Boğazlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Obur, İştahlı, Pisboğaz
- Koyun Dede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal
- Daire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teğre, Çember, Çevre, İdare, Kat, Menzil, Ofis, Değre, Evir, Bölük
- Tekmelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tepiklemek
- Seme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmak, Sersem, Beceriksiz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü