Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�nlem ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Kağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakan, Han
- Kritik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Eleştirmek, İncelemek
- Yer Biçimleri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engebe
- Süsleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezhip
- Çalışkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hamarat, Becerikli, İşgüzarlık, Aktif, Faal
- Amaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garaz, Kasıt, Meram, Murat, Tasavvur, Uğur
- Tahkiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öyküleme, Anlatı
- Yakınlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etraf
- Demin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayak, Biraz Önce, Şimdi, Şimdikinden Az Önce
- Anayasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esas, Esas Kanun, Konstitüsyon, Temel
- Eklektik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçmeci
- Orantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oran, Orta, Tenasüp
- San kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mertebe, Şan, Şöhret, Unvan, Ün
- Dinamik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareketli, Canlı, Devingen, Etkin
- Tokatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcı
- Denizanası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medüz
- Mevta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölü
- Ekonomist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İktisatçı
- Tüysüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabak
- Misafirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konukluk
- Sınamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denemek, Tecrübe Etmek, Muayene Etmek, İmtihan Etmek
- Çoban Yıldızı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çolpan
- Sarsılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deprenmek, Irgalanmak, İrkilmek
- Başgöz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evlendirrnek, Birleştirmek
- Haysiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, İtibar, Onur, Saygınlık, Şeref, İtibar, Yalım, Iz Saygısı, Aygınlık
- Işınım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Radyasyon
- Necip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu, Doğuşlu, Temiz, Seçkin
- Üçkâğıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolap, Düzen, Hile
- Örtü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antika, Dam, Kap, Paravan, Tente
- Ferahlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatlamak
- Radyatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Petek, Isıtaç, Soğutaç
- Ütülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaybetmek
- Güçsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âciz, Çelimsiz, Kof, Ölü, Pestil
- Negatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksi, Menfi, Olumsuz, Eksi yük
- Görme Engelli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âmâ, Kör
- Sağlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedarik, Temin
- Tırtıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkıntı, Girinti
- Yerme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hiciv, Kınama, Gıybet
- Şipşak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birden, Hemencecik, Çabucak
- Daylak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü