Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Nite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nasıl, Niçin - Sektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Dal, Kesim, Kol
- Mankafa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal
- Pembe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gül Renkli
- Çöl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyaban, Bozkır, Sahra, Badiye, Kumluk
- Ötmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakımak
- Celalli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırçın
- Darmadağın Olma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hezimet
- Kabul Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Resepsiyon
- Tanrısal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlahi
- Tanımamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Reddetmek
- Güdüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevk, İdare
- Kundak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dipçik, Fesat, Fitne
- Kimisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bazısı, Kimi
- Ökçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taban, Topuk
- Kesmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Azaltmak, Biçmek, Bölmek, Dayandırmak, Doğramak, Durdurmak, Gidermek, Kararlaştırmak, Kırpmak, Kötülemek, Parçalamak, Susmak, Yontmak
- Meymenet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğur
- Sasıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tefessüh
- Ağırbaşlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ciddi, Vakur, Ağır, Gösterişli, Kâmil, Paşa, Temkinli, Veznin
- Aşındırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kemirmek, Yemek
- Lisans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ali Tahsil
- Tura kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuğra
- Yılın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dehşet
- Mesel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atasözü
- Ekalliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azınlık, Azlık
- Ezberden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezbere
- Hamarat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becerikli
- Camış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manda
- Branş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan, Dal, Kol, İhtisas
- Din İşleri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyanet
- Derman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç, Takat, Mecal; İlaç; Çıkar Yol, Çare
- Öğe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Unsur
- İlerleyiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyir, Tempo
- Münekkit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirmen, Tenkitçi
- Yaşamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Duymak, Geçinmek, Geçmek, Görmek, Hissetmek, Kalmak, Oturmak, Hayatta Olmak, Sürdürmek, Eğleşmek, Keyif Sürmek, Ömür Sürmek
- Valör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlam, Değer
- Resmiyetçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bürokrasi
- Fani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölümlü, Geçici, Kalımsız
- Galip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenen, Üstün, Baskın, Üstün Gelen, Yenici
- Göğüslemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnmek, Katlanmak, Karşı Durmak
- Nadanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehalet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü