Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kesmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Azaltmak, Biçmek, Bölmek, Dayandırmak, Doğramak, Durdurmak, Gidermek, Kararlaştırmak, Kırpmak, Kötülemek, Parçalamak, Susmak, Yontmak - Kerki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keser
- Uyartı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtar, Uyarı
- Cumartesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şembe
- Değmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgun
- Periyot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süre, Devir, Dönem, Aralık
- Atmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırlatmak, Yollamak, Ertelemek, Örtmek, Koymak, Çatlamak, Yırtılmak, Götürmek, Söylemek, Alışmak, Çalmak, Çarpmak, Çekmek, Çıkarmak, Göndermek, Kovmak, Solmak, Uzatmak
- İtici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğuk
- Merhum Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Dipdam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hapishane
- Goygoy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilenme, Şakşakçı
- Miat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süre
- Rekor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı En Üst Derece
- Bilmezlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehalet
- Katılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akmak, Benimsemek, Binmek, Gelmek, Girmek, Karışmak, Kavuşmak, Uğunmak, Üstelemek, İştirak Etmek
- Neşretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçmak, Yayımlamak
- Uyruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabiiyet, Tebaa, Vatandaş
- Taraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cephe, Cihet, Kanat, Nazır, Semt, Veçhe, Yaka, Yan, Yer, Yön, Yöre, Yüz, Taman, Bölge,
Bölüm, Kat
- Uzlaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahenk, Mutabakat
- Münasip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usturuplu, Uygun, Yerinde, Yaraşıklı
- Durmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlemek, Hareketsiz Kalmak, Beklemek, Dayanmak, Dinmek, Eğlenmek, Kalmak, Kesilmek, Yaşamak, Yüzmek
- Rakkas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köçek, Sarkaç
- Tuluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tulum
- Güvence kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garanti, Teminat, İnanca
- Andaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatıra, Yadigar, Anı
- Yakışık Almamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerinde Olmamak, Uygun Düşmemek
- Mülayemet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumuşaklık
- Olanaksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmkânsız
- Cahiliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisizlik
- Savuşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defetmek, Geçiştirmek, Savmak, Atlatmak
- Zorla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zor, Zoraki
- Eziyet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zulmetmek
- Senlibenli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Samimi
- Çodar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celep
- Zecren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla, Zorlayarak
- Kundak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dipçik, Fesat, Fitne
- Gemilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tersane
- Etkin Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak
- Mizaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasiyet, Huy, Karakter, Sağlık, Tabiat, Yaradılış, Doğa
- Fiyonk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelebek
- Ulusal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milli, Ulusluk
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü