Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
İfa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerine Getirme; Ödeme - Girişimci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteşebbis
- Muvafıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutabakat
- Tanık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şahit
- Tazammun Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçermek
- Vatanperver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurtsever
- Sadakatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadık
- Hayal Meyal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belli Belirsiz
- Dümenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenbaz
- Bedir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolunay, Ayın On Dördü
- Rütbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Derece, Mertebe, Mevki, Paye, Sıra
- İhracatçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış satımcılık
- Eğleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkamet
- Karamsar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötümser, Üzgün, Bedbin, Olumsuz, Meyus, Pesimist
- Esrarkeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşturucu Bağımlısı
- Peşkeş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşkeş Çekmek
- Kızdırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateş
- Sen Deme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meğer
- Şahbaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğan, Yiğit, Çevik, Becerikli, Kahraman
- Babalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfkelenmek
- Mıymıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ataletli, Lenk
- Çevre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlem, Belde, Çember, Daire, Dolayı, Dünya, Etraf, Hava, Muhit, Ortalık, Ufuk
- Belagat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyi Konuşma, Düzgün Anlatma Sanatı, Retorik
- Gramer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilbilgisi
- Hâsılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısacası, Hülasa, Sözün Kısası, İşin Sonu
- Sabahın Hayır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günaydın
- Esasından kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temelinden, Başından, Kökünden
- Doğma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevlit
- Komisyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnceleme Kurulu, Alt Kurul, Encümen, Komite; Simsariye
- Görmezlikten Gelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görmezliğe Vurmak
- Şaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taaccüp
- Bakiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalan, Artan, Kalıntı
- Sedimantasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökelme, Tortullaşma
- Mikroplanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirlenmek
- Ateşlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak
- Sese Koymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oylamak
- Sonratmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ertelemek, Tecil Etmek
- Dâm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuzak
- Hazne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depo, Hazine
- Özlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aramak, Darıkmak, Hasretini Çekmek, Sağınmak, Susamak
- Steril kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arınık, Kısır
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü