Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Borumsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Embubi - Veronika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavşan Otu
- Sara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutarık, Tutarga, Yilbik
- Kritisizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştiricilik
- Tezahürat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alkış, Gösteri, Tantana
- Ertem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edep
- Lağım Döşemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanalizasyon
- Hop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayan
- Aldanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanılmak, Aldatılmak, Atlamak, Avunmak, Kanmak, Yutmak
- Solungaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galsame
- Muhit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Etraf, Hava, Ortam, Vasat, Yöre, Saran, Çevreleyen
- Hususen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellikle
- Müsriflik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savurganlık, İsraf
- Deme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağıt, Anlam, Atasözü
- Kendi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz, Özü, Zat
- Oturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkamet Etmek, Geçmek, Göçmek, Kalmak, Kökleşmek, Yaşamak, Yerleşmek
- Denetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kontrol, Murakıp, Kontrolör, Müfettiş
- Cevaplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanıtlamak
- Gıdasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besinsiz
- Tamircilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onarmanlık
- Hâllenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişmek
- Çoğalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Kaynamak, Türemek, Üremek, Yükselmek
- Ceza Atışı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Penaltı
- Vezne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terazi
- Kutsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Zavallı
- Belleten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilim Dergisi
- Gezge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakol, Devriye
- Birlikte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beraber, Beraberce, Birge, Bir arada, Hep beraber, Yanında, Beraberinde, Bile, Müşterek, Ortaklaşa
- Asıntı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırnaşmak
- Tapalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıkaçlamak
- Geçmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arasından Çıkmak, Akmak, Etkilemek, Tesir Etmek, Atlamak, Aşmak, Bırakmak, Bitmek, Buyurmak, Girmek, Gitmek, Harcamak, İşlemek, Kalmak, Kapmak, Olmak, Oturmak, Sirayet Etmek, Sönmek, Tükenmek, Vazgeçmek, Yaşamak, Yermek, Yürümek
- Hak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adalet, Doğru, Doğruluk, Gerçek, Hukuk, Kazanç, Kazı, Pay, Tüze
- İstişare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Danışma, Maslahat, Müşavere
- Mekân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belde, Ev, Uzay, Yer, Yurt, Oturulan Yer
- Haksızca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ülevsizce
- Kavrama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntikal
- Satir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yergi
- Buzulkuşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diuca Speculifera
- Belinlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrkilmek
- Meğerse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meğer
- Kült kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapma, Tapınma; Din; Dinsel Tören, İbadet, Ayin
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü