Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Em kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlaç, Çare, Merhem - Seyran Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezinmek, Gezmek
- İlgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alaka, Bağ, Dikkat, İlişik, İlişki, Nispet, Rabıta, Rağbet
- Zinhar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asla, Sakın, Kesinlikle, Olmaya Ki
- Kın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılıf
- Arasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli
- Telakki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış, Değerlendirme, Görüş
- Mürai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkiyüzlü, Alabık
- Yavuklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözlü, Nişanlı, İstekli, Namzet, Sevimli
- Hünkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Padişah
- Neden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İllet, Münasebet, Ne, Ne İçin, Niçin, Niye, Sebep
- Alkolik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş, İçkici
- Dam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Örtü, Eş, Çatı, Köy Evi, Ahır, Tutukevi, Hapishane, Kavalye
- Albastı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Loğusa Humması
- Tutarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sara
- Baştan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekrar, Yeniden
- Paspal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parsal
- Ölü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenaze, Müteveffa, Mevta, Cansız, Leş, Sönük, Güçsüz, Mefta, Naaş
- Natuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylevci
- Derpiş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öngörmek
- Bir Hayli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Epey, Hayli
- Ülkü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vizyon, Dava, İdeal, Mefkûre, Şiar, Düşünce, Emel, Dilek
- İyice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pir, Sıkı, Yakinen
- Dönüşüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahavvül; İnkılap
- Kimyasal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimyevi
- Paramparça Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırılmak
- Zanaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pişe, Sanat, Sınaat
- Ödünç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borç, Veresiye, İvaz, Taviz, İstikraz
- Muhabir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salıkman, Bildirmen, Aytar, Haberci
- Yazı Yaban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kır, Ova
- Çabukluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezlik, İvedi, Sürat, Hız
- Kutur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çap; Köşegen
- Dışsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haricî
- Sofra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Desterhan
- Zikredilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezkûr
- Çırpınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Debelenmek
- Rakkas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köçek, Sarkaç
- Meknuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saklı
- Sıbyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çocuk
- Uz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becerikli, Güzel, İyi, Mahir, Yarar, Uygun, İşe Yatkın, Düzgün, Açık, Fasih
- Ilıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ilıklaştırmak, Ilıtmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü