Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tutarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sara - Parıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmek, Işıldamak, Parlamak, Yanmak, Yükselmek
- Yönelteç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direksiyon
- Soysuzlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Yozlaşmak
- Yahut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ya da, Veya, Veyahut
- İleti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesaj
- Anık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazır, Müstait
- Yetiştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek, İletmek, Tamamlamak, Yapmak
- Hizmet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalışmak
- Harabelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enkaz
- Gır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lakırtı, Söz, Uydurma, Yalan
- Hemşehri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memleketli, İldeş, Bölgedeş
- Savran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merdiven
- Bivefa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vefasız
- Cesaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüreklilik, Gözü Peklik, Bahadırlık, Ataklık, Atılganlık, Cüret, Güven, Yürek
- Atfetme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsnat
- Kılıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tığ
- Hayat Arkadaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş
- Fırlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılmak
- Mevkuf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutuklu
- Taba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tütünrengi
- Üstelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bile, Caba, Fark, Güçlü, Kuvvetli, Sağlam
- Sagan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doktor, Hekim, Tabip
- Cıdak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mızrak
- Çelişmez Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak
- Takılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlişmek
- Kasten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasıtla, İsteyerek, Kasti, Mahsus, Taammüden
- Meşbu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolmuş, Dolu
- Adıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zamir
- Buhar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buğu
- Şirpençe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karaçıban
- İstihsal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Elde Etmek
- Vuku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olma, Oluş
- Fıkıh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İslam Hukuku
- Tefeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Selemci, Faizci
- İteklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtelemek
- Mertebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Derece, Kat, Rütbe, Safha, San, Basamak, Yalım
- Şaşalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mat Kalmak, Şaşmak
- Tevettür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerilim
- Salname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıllık
- Lalettayin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişigüzel, Rastgele, Sıradan
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü