Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Örtü, Eş, Çatı, Köy Evi, Ahır, Tutukevi, Hapishane, Kavalye - Acılaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımak, Turşulaşmak, Tüntleşmek
- Tok Gözlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Tok
- Eş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Aile, Arkadaş, Avrat, Bayan, Benzer, Bey, Bir, Ehil, Emsal, Er Avrat, Familya, Hanım, Harem, Hatun, Karı, Kişi, Koca, Koşa, Kuma, Ortak, Tay, Yoldaş, Benzeri, Hayat Arkadaşı, Refik, Refika, Etene
- Trajik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feci
- Pekiştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sertleştirmek, Katılaştırmak, Sağlamlaştırmak, Beslemek, Sertleşmek, Tahkim Etmek
- Şiddetlendirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pekiştirme
- Hall kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çözüm
- Izrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar Verme, Zarara Sokma
- Depremyazar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sismograf
- Şeytanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hile, Kurnazlık
- Kesat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyrek, Durgunluk, Yokluk, Kıtlık
- İbra Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aklamak
- Muharrirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazarlık
- Dirsek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makas
- Kırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melez
- Parsa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahşiş
- Sımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Kırmak, Yenmek
- Buzkaymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dondurma
- Mahdum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oğul, Erkek Evlat
- Gülle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumbara, Kurşun, Mermi, Top Mermisi
- Müterakki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İleri, İlerici
- Atış Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Balistik
- Bindirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eklemek, Katmak
- Suspus Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinmek
- Helikopter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buralak, Dikuçar
- Geçinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçim, Maişet
- Bağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşük
- Tahammül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak, Kaldırmak, Katlanmak, Sabır, Dözüm, Götürüm
- İrdelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tetkik, Araştırmak, Tetkik Ve Tetebbu Etmek, Mütalaa Etmek
- Tacilî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acele, İvedi
- Karadinmez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçe Dönük
- Hükümsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçersiz
- Ustalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehliyet, İş, Maharet, Marifet
- Tahattur Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatırlamak
- Bağıllık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzafiyet
- Nefis İzzeti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzzetinefis
- Haykırış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feryat
- Yaylım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otlak
- Vurgulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazara Çattırmak, Belirlemek, Damgasını Vurmak
- Lakırtıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze, Konuşkan
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü