Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�bdai ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Emek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaba, Çalışma, Ceht, Himmet, İş, Mesai
- Kibirlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüklenmek
- Sahne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüntü, Oyun, Oyunluk, Podyum, Görüntü, Bölüm
- Soysal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygar, Medeni
- Destur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzin, Savulun, Müsaade
- Zorlayış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cebir
- Halk Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaratmak
- Analog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzer, Eş
- Yadsımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkâr Etmek, Tanımamak
- Arz Cazibesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yer Çekimi
- Veziriazam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadrazam
- Şehadetname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diploma
- Sünepe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılıksız, Uyuşuk
- Asliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esas, Temel
- Ruzuşeb kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli
- Tafsilat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Detay, Ayrıntılar
- Çok Bilir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hezarfen
- Kimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bazen, Bazı, Bazısı, Birtakım, Kimisi
- Tecavüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saldırı, Sarkıntılık, Sataşma, Geçme, Aşma, Çatma
- Tıkaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıpa
- Beytülmal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devlet Hazinesi
- Jeomorfoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzeybilim
- Isı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hararet, Sıcaklık
- Maksadıyla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçin
- Yuf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuf, Yuh
- Doğmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlamak, Gelmek
- Abaküs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayı Boncuğu, Çörkü, Mihsap
- Yitim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıp
- Bucak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açı, Kasaba, Kenar, Köşe, Nahiye, Yer, Zaviye
- Sürveyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetmen
- Tıkışıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzdiham
- Kıvanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İftihar
- Meyve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâr, Semere, Sonuç, Ürün, Yemiş
- Marazlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasta
- Ateş Parçası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becerikli, Canlı
- Cari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akan, Akar, Geçerli, Yürür, Yürürlükte Olan, Olagelen, Geçen
- Muhavere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma
- Teknik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol, Yordam, Yöntem, Uygulayım
- Çalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Aşırmak, Atmak, Benzemek, Biçmek, Çarpmak, Çelmek, Çırpmak, Götürmek, Kaldırmak, Oğurlamak, Süpürmek, Temizlemek, Tırtıklamak, Vurmak
- Sofistike kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmaşık, Yapmacık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü